18 Şubat 2010 Perşembe

Gülden İle Hoca'lara Duyurulur...

Günlerdir elimden düşmeyen bir kitap var. Eski bir dost, eski bir sevgili. Aslında sevmem "sevgili" kelimesini. Gelip geçici bir hevesmiş gibi gelir bana sevgili... Değiştirilebilen, yerine bir başkası konabilen bişeymiş gibi....
Halbuki ben onun yerine başka bir kitap koyamadım:)  Onun için sevgili olamadık belki de onunla hiç. O, "sevgilim" değil, "sevdiğim"dir. Yılların eskitemediği, dönüp dönüp okuduğum, her seferinde altı çizilecek yeni cümleler bulduğum, başka bir dilde yazılmış, başka türlü bir kitaptır "Gülden ile Hoca"...

İlk kez 1994'de yani benim üniversiteye başladığım yıl yayınlanmıştı. O dönem kitabı satın alma nedenim tamamen egosal ölçekteydi. "Vay canına! biri ismime bir kitap yazmış, hem de bir sevda yorumu kitabı" diye, raflarda dizi dizi duran yüzlerce arkadaşının arasından törenle çekip almıştım onu:) O gün bugündür hep kalbime arkadaşlık etti. En sevdiğim kitaplarım arasında yeraldı.

Bir yürek dökümü derlemesidir Gülden ile Hoca. Yazarı Ahmet İnam, kendini "Ahmet Hoca, hayatın Anadolu Lisesi son sınıfından terktir. Şimdilerde, Sevda Berberi'nde kalfa olarak çalışmaktadır. Hangi söz tıraşının ne gibi gerçekleri yansıttığı üstüne gözlemleri vardır" şeklinde ifade eden bir felsefe profesörüdür.
Kitap, geçtiğimiz yıllarda ismi "Bir Sevda Yorumu Kitabı Gülden ile Hoca" olarak değiştirilmiş ve ikinci bir önsöz eklenmiş olarak Okuyan Us Yayınları'ndan yeniden çıktı. En çok okunanlar listesinde göremezsiniz. Çünkü okuması kolay, anlaması zordur! Yazar da hakvermiş olmalı ki bana, yeni eklediği sunu bölümünde, "Her kitap, her okurun değil. Belli titreşimleri algılayıp, önemseyenlere yazılmış bir kitap. Her yüreğin sesi değil" şeklinde bir açıklama getirmiş okura.
   
"...Bu kitap, zor günlerimde yazıldı. Kazıyıp yazıladığım dünyadaki bir sevdayı beyan eder. Dilimi anlayanlar okuyup eyleşsin." der Ahmet Hoca, sevda yorumu kitabının arka yüzünde. Yıllardır Gülden ile Hoca'yı okuyup eyleşiyorum. Başka Güldenler başka Hocalar da var elbet. İstedim ki onlarda "okuyup, eyleşşin." Kitaptan beğendiğim bölümleri, çektiğim çiçek fotoğraflarıyla kalplerinize gönderiyorum. Tüm Gülden'lere ve Hoca'lara Uçan Martı'dan sevgilerle...  


"Sevdalaşalım mı?" dedi Hoca, şaşırdı, şaştı Gülden. "Bilirim, güvenirim, öğrenirim, beni seversen" dedi. "Yalnızca, bilemem, nasıl seveyim seni Hoca? Sevilmeyi bilirim de sevmede toyum". "Sevmede noksan isen, nasıl bilirsin sevilmeyi? Mızmızım, edilgenim, Gülden'im. Sanma ki ben bir öğretmenim: Öğretirken, öğrettiğinden öğrenemeyen Hoca, Güldensizdir iyice. Bana nasıl sevileceğini öğretirken, beni sev."


"Sorgucunu düzeltip sordu, Sorgucu Hoca: "Tam Hoca gibi severken, Güldenleştim, şimdi Gülden gibi sevmeye başladım; neden sürmedi bildiğim gibi sevmek?" "Madem hocasın anlaman gerek: Hoca gibi sevince, sevda dönüşür, çünkü, fırlar öne, artık karışılmaz sevdaya, sevda önde gider, dönüşür, çeşitlenir. Değişmeye dayanacak yüreğin yoksa, sevme Hoca: Sevda seni senden alır, öteler, ötekine katar, çoğalırsın; durdurur aklını. Çünkü tekler, çünkü tutar. Kim gibi seversen sev, sen Hocasın. Nice Hoca bunu anlayamadığı için, sevdayı kurutmuş ya da Hocalığı unutmuştur."


"Güldenimsi bir kız, Hocayı sevebileceğini düşündü. Ve korktu. Korku yolda koyandır.
Korku kişiyi kendinden alıkoyandır. Binlerce kızın Hoca taslaklarıyla yaşamlarını üleşmesi bu yüzdendir. Hoca, korkanlara gülümsemesiyle tanınmıştır."


"Ayrılmalar ne kadar çeşitlidir! 1001 çeşit! Gaflet ayrılıkları vardır ki en çarpıcıları bunlardır. Yıllarca ya da aylarca sevda oyunu oynanır. Oyunda, bir taraf, rahatsızlıklarını içine atıp, sürekli dolar. Bir sabah uyanır, apansız koparıverir ipleri. "Ne oldu?" der, öbürü, kıç üstü düşmüş sevda küheylanından, "her şey ne güzel gidiyordu!"


"İşine kendini iyice ver ki, sevda falan düşünmeyesin." Sevda özürlü insanlar böyle der."


"Nasıl sevişir Gülden'le Hoca? Nasıl isterlerse, öyle. Çünkü bulmuşlardır birbirlerinden bedenlerini. Doyururlar ve doyarlar. Sevişmenin canla canlandığını, ten heyecanının ancak canda can bulduğunu anlamışlardır. Canlar sevişiyorsa, tenler de. Muhabbet ve içtenlik varsa, tenler uyuşur, tadarlar birbirlerini. Cinsel sorunları olanların cansal sorunları da vardır."


"Çekişmeler, kavgalar. Var olmak, kendini kanıtlamak, kimi zaman bir düşünceye, bir inanca hizmet amacıyla... Bu çekişmelerin çoğunda, karşımızdakini anlamamak için ne denli çok direnç gösteririz. Demek ki sevdadan payımızı alamamışız, demek ki çiğ yanlarımız pek çok. Seven anlar. Yazık ki, her anlayan sevemez. Sevmek hemen uzlaşımlara girivermek değildir. Sevebilenlerden midesi rahatsız olan pek azdır. Umursamaz, boşveren de değildir, seven. Seven,tartışabilen, yenilgisini bile sessizlikle kabul edendir. Sevenin dünyası tükenmez. Çevremizdekiler, gün gelir, yaşayabileceğimiz bütün dünyaları bir bir ortadan kaldırabilirler. Sevenin her zaman bir yaşayacak dünyası olmuştur. Sevdiği onu yapayalnız bırakıp gittiğinde bile."


"Sevda dersinin ev ödevi çoktur. Ağırdır. İnsanı çileden çıkaran problemler vardır, her dersin sonunda. Çözümlerin doğru olup olmadıkları sevdazedeler öldükten sonra anlaşılır. Şurası kesindir: Yapılmayan her ödev, sevdayı zedeler, öldürür, bitirir."


"Canlarını birbirine dolayıp, ten alıp ten veren, canlaşan kimlerdir? Gülden'le Hoca sevdası yazın doruğa erer. Kirazlar meyva vermiş, bahçedeki ıslak çimenin kokusu ruhu sarmıştır. Gelecek uzun sonbahar ve kış geceleri, ilkbahar sabahları: Gülden'le Hoca'ya yaz yaraşıyor. Sayfiye sevdası değil onlarınki. Kıyılardaki budala kentli, serhoş koklaşması değil. Tenhada, kuzluk bir yerlerde, düşüncenin dinginliğinden ateş almış tadışma. Gülden ile Hoca'nın göbek adı muhabbettir."

Muhabbetiniz bol, sevdiğiniz ve sevdanız daim ola...

22 yorum:

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Uçan Martım,
Çoook güzel, öyle keyifle okudum ki!
Teşekkürler bu güzel dizeler için.
Sevgiyle...

sufi dedi ki...

"Doyururlar ve doyarlar. Sevişmenin canla canlandığını, ten heyecanının ancak canda can bulduğunu anlamışlardır. Canlar sevişiyorsa, tenler de. Muhabbet ve içtenlik varsa, tenler uyuşur, tadarlar birbirlerini. Cinsel sorunları olanların cansal sorunları da vardır." ten alan ten veren, canlaşanlardan olalım bizler de...
Uçan martım; sözü sözden manayı manadan ayırmak zordu yazdıklarında. ancak ben yukarıdaki sözleri aldım canıma ve gülümsedim kendimce.Resimler de çok hoştu:)))Sevgilerimle.

Işıl dedi ki...

:)den, harika bir kitap bu!
En kısa zamanda alıp okumak istiyorum. Teşekkür ederim sana.
İnce, derin, demlenmiş, öğreten, neşe veren, umutlandıran tüm paylaşımların için. Seninle tanışmayı, oturup uzun uzun sohbet etmeyi çok istiyorum. Dilerim birgün yollarımız kesişir.

Adsız dedi ki...

Anladım ki, bir "Hoca" taslağıyla yaşlanmaktayım! Ve korkarım ki, "Gülden" kayboldu.
Kalbim neredeydi unutmuştum!
Şimdi hatırlamak canımı yaktı MARTI.

Asortik Krep dedi ki...

Arayı açmadan, kendini özletmeden yaz, seninle çok hoş bir pencere açılıyor önümüze :)

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

ne kadar özel ne kadar özenli cümleler bunlar. gerçekten çok doğru bir tercih gibi görünüyor sırf bu okuduklarımdan bile bu kitap. çok merak ettim, ben de bir defasında ismi Yasemin diye bir kitap almıştım ama bunun gibi derin değildi:) demek ki her ego tatminiyle yapılan iş aynı sonucu vermiyor.
sevgiler

Damak Tadı dedi ki...

Özlemimizin sona ermesine çok sevindim,hoşgeldin güzel Martım..!

Kitap çookk güzel,arkadaşlarla hemen siparişini verdik netten..Çok özlemişim seni canım benim..))


Sevgilerle,

Tijen dedi ki...

Ben de seni ozlemisim sevgili ucan marti.
Cooook uzaklardan selamlar!

pelince dedi ki...

:)den bana ne güzel bir mesaj bırakmışsın,gülümsedim hemen...ama alıcılarım pek açık değil bugünlerde ... eşim yurt dışına gitti ,bir hafta yok diye karalar bağladım :) pek öylede değil ama neyse :)
annem ,babam yanımdalar o yüzden algıda sorun var :))

öyle güzel anlatmışsın ki,yorumsuz kalamadım.. paylaşımlarının hep çok değerli....

güzel ve huzur dolu bir hafta sonu diliyorum..

Öpüyorum...

hepsusluydum dedi ki...

Yine sıcacık sarıp sarmaladın bizi içten yazılarınla..Hep bizimle kal :)denciğim..Zehr@

birdutmasali dedi ki...

çok can bir yazı olmuş hayran oldum güldenciğim.
heleki sözlerin manidarlığı- felsefesi müthişti !!
çiçeklerin ise sarhoşluğu hala geçmedi !!!!!!

Zerrin Pasta Evi dedi ki...

Hoşgeldin Güldencim. Uzun bir ara verdin. Yorumun için teşekkür ederim.

Kitaptaki bölümler ve çiçek fotoğrafları bir bütün oluşturmuşlar :)) çok beğendim.

Sevgilerin daim olması dileğimle...

Güzel,mutlu ve sevgi dolu bir hafta diliyorum.

Serpil dedi ki...

En az yazıları kadar kendi de çok güzeldir benim arkadaşım. Yüzüne bakınca içiniz açılır. Su damlası gibidir. O nedenle şaşırmıyorum hiç ben blogundaki paylaşımlarına. Hatta kendinin %5'ini bile yazmıyor. Bu yıl senden daha çok yazı bekliyorum ona göre
:)den'ciğim!!!
Gülden ile Hoca kitabına gelince, Ahmet İnam'ın diğer kitaplarını okumuşluğum var ama bunu ilk kez senden duydum canım. Ahmet Hoca hala ODTÜ'de ders veriyor mu acaba? Ben de çok severek okurum kendisini. Gülden ile Hoca'sını da aldım bil:) Yaptığın alıntıları çok sevdim. Yalnız hayli zor metinler. Kelime oyunları içinde kaybolmadan okumak için, sevdalanmış olmak gerek gibi geldi bana. Yolu sevgiden geçmeyen biri anlamaz bunları!!!
Paylaşımın için teşekkürler canım.
Selamlar...

:)den dedi ki...

YAŞAMIN KIYISINDA
Beğenmene çok sevindim canım. Anlaşılmak mutlu ediyor insanı. Asıl ben sana teşekkür ederim.

SUFİ
Kimine söz, kimine mana... Yazarın da dediği gibi "her yüreğin sesi değil bu kitap" İçimde bir parça sevda tohumu taşımak gerekiyor. İlla karşı cinse mi, değil!
Senin canına aldığın bölüm, benim de canımda durur nicedir..

IŞIL
Neden olmasın Işıl'cığım, yeter ki gönülden isteyelim, birgün mutlaka yollarımız kesişir:)

ADSIZ
Sevgili arkadaşım, ismini bilmiyorum ama yazdıklarına en az senin kadar samimiyetle cevap vermek istedim. Babaannem, her olumsuz konuşmanın yada olayın ardından "Sebebsiz kuş uçmaz" der,
senin "hoca taslağıymış" dediğin kişinin de yaşamında olmasının bir nedeni vardır elbet! Düne ve bugüne bakarak geleceğin için karamsar bir tablo oluşturma zihninde lütfen. Yaşam sürprizlerle doludur. Yeter ki sen, kendini sevmesini bil! Kalbini hatırlamak da canını yakmasın, tersine sevin. Kendimize acıyarak bir yere varamayız çünkü. Kalbinden öpüyorum...

ASORTİK KREP
Herkes birbirine sebeb ve çaredir. Sebebse olmak, çareyse bulmak gerekiyor. İşte hepsi bu canım:)

ORDAN BURDAN HAYATTAN
Yasemin'ciğim, Ahmet İnam kitabının önsözünde "Biraz komik olacak ama okurken ağladığım tek kitabımdır" diye yazmış. Gülden'ler işte böyledir canım. Önce sevdalanırsın, sonra adına kitap yazarsın bir de üstüne ağlarsın. (Ego patlaması da böyle bişey sanırım:))

:)den dedi ki...

DAMAK TADI
Kalp kalbe karşıymış, ben de seni çooooookkkk özledim Gül. Kitabı sipariş etmene de ayrıca çok sevindim. Senin de favorin olacağına eminim:)

TİJEN
Yeni maceralarını ve paylaşımlarını bekliyorum. Çooookkk uzaklarda olduğuna göre mutlaka dünyanın farklı coğrafyalarındaki lezzetlerin peşindesindir. Kolay geleeeeee...

PELİNCE
Cicim ayları hatta yılları diyelim geride bırakıldığına göre çoktan, zil takıp oynamakta da bir sakınca görmüyorum:) Zira, anne ve babayla hasret gideriliyor çünkü...

HEP SÜSLÜYDÜM
Nefes alabildiğimiz sürece hep birlikte kalalım derim;)

BİR DUT MASALI
Can arkadaşım, Nunum benim. O çiçeklerden bir buket yapılıp sana gönderildi bilesin:)

ZERRİn PASTA EVİ
Fotoğraflar içinizi ısıtsın istedim, bu soğuk kış günlerinde:)

SERPİL
Utandırma beni canım arkadaşım:)

bilge dedi ki...

çok güzel keyif aldım okurken teşekkürler paylaşımınız için sevgi ve dostlukla...

emy dedi ki...

resimleriniz gerçekten çok güzel..:)kitaptan aldığınız bölümlerde öyle..merak ediveriyor insan küçük alıntılarınızla bile..
ellerinize sağlık..sevgiyle..

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

Martım nerdesin yine koptun gittin, özletme kendini

Begonvilli Ev dedi ki...

Okumam lazım...Bu kitap bulunacak ve okunacak; başka yolu yok:)

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

sesss lütfen,,,,

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

hadi amaaa:(((

Adsız dedi ki...

Yazar cok tesekkurler...

Selamlar Elen