21 Nisan 2009 Salı

Bahar...

Bahar; yenilenme, tazelenme, temizlenme mevsimi. Doğayla birlikte uyanma, tomurcuklanma ve rengarenk olma zamanı. Bir bakıma yeniden doğuş...

Bahar çocuğu olarak dünyaya gözlerimi açmış olmamdan mıdır bilmem, çok severim ilkbaharı... Her baharda çığlık çığlığa yeniden doğar, baştan aşağı çiçeklenirim. İçimde ılık ve hafif bir rüzgar eser. Saçlarım dağılır. Gözlerim büyür. Burnumun ucunda hep o taze bahar kokusu... Nefes alırken mis gibi kokan havayla ciğerlerimi doldurur, nefes verirken kalbimde biriken ne kadar olumsuz duygu varsa hepsini bıkarım. Bir bahar dalıyımdır artık. Hafif, taze, şeffaf, bazen beyaz bazen de şeker pembe...

Babaannem meyve çiçeklerine "bahar" der. Zamanı takvimden değil, ağaçların dilinden öğrenir.
Meyve ağaçlarının çiçeklerine bakarak baharı duyar. Evin içini dışını çiçeklerle doldurur her bahar. Ve o çiçeklerden yaşamın hüzünlerine karşılık, yaşama sevinci biriktirir. Ben de ondan öğrendim "bahar" sevincini. Her bahar, yaşadığımız yeri çiçek buketine çeviren meyve ağaçlarının isimlerini bir de...

Çocukluğumda evlerin küçücük bahçelerinde, mahalle aralarında hatta sokakların ortalık yerinde, bin bir çeşit meyve ağacı yaşardı. Armutlar, elmalar, narlar, ayvalar, şeftali ve kayısı ağaçları; kirazlar, erikler, bademler, cevizler... Bu ağaçların bulunmadığı bahçe, bahçeden sayılmazdı.

Bahçelerinde meyve ağaçlarının çiçek açtığı evlerde oturmuyoruz artık. Ne meyve ağaçlarının ne de baharda rengarenk çiçekler açan park ağaçlarının isimlerini bilmiyoruz çoğumuz.

Çiçek açmış güzelim ağaçları uzaktan ve bir yabancı olarak seyrediyoruz. Bir köşe başında bembeyaz, top top çiçeklenmiş erik ağacını, bademi, kayısıyı fark etmeden, çiçeklerine dokunmadan geçip gidiyoruz yanlarından. Kışın meyve ağaçlarına bakıp, "Renk renk çiçek açsın, yüreğimi bembeyaz düşlerle süslesin, pembe-beyaz çiçeklerini okşayıp seveyim, sonra meyveye dursun; meyvelerini kendi ellerimle koparayım. Reçeller kaynatayım, marmelatlar yapayım..." diye bekleyip duran kadınlar da azaldı. Kent hayatındaki "yaşam telaşında"...

"Baharın müjdecisi" badem ağaçlarıdır. Baharın gelişini ilk o kutlar. Meyve ağaçlarının en haylazı, en başına buyruk, en risk almayı sevenidir. "Herşeyin bir zamanı vardır" demez, Mart geldi mi, azıcık güneşi görsün yeter! Hemen tomurcuklarını patlatıp, açar. Pembe, beyaz...
O çiçekler çağla olur çıtır çıtır yenesi. Sonra içindeki beyaz sulu çekirdek olgunlaşarak badem olur. O bademlerden yazın içimizi serinleten buzlu badem yapılır. Yetmez! badem çekirdeği kurur; iç badem, kuru badem olur. Kavurursun tuzlu badem, şekerleyip ezersin olur sana nefis bir badem ezmesi. Bir de damakları çatlatan acı badem kurabiyesi olur ki, yeme de yanında yat:) Güzellik sütü, kremi de cabası!
Bakın şu minik, asi badem ağacının yaptığına...

Badem Ağacı dedin mi aklıma Datça gelir, Can Yücel gelir... Bir de Aziz Nesin'in "Arkadaşım Badem Ağacı" şiiri, Badem grubunun seslendirdiği...
"Koo desinler bize şaşkın
Sonu gelmesede hiç bir aşkın
Açalım yine de çiçeklerimizi
Senden yanayım arkadaşım
Havanı bulunca aç çiçeklerini
Nasıl açıyorsam yüreğimi
Belki bu kez kış olmaz
Bakarsın sevdan düş olmaz
Nasıl vermişsem kendimi son sevdama
Vur kendini sen de bu güzel havaya"

Erik de, badem ağacı gibi sabırsızdır. Diğer ağaç arkadaşlarının kınayan bakışları arasında, bir sabah aniden "pıt" diye açar. Bembeyaz çiçeklerden dalları görünmez. Erik ağacı çiçeklendi mi, gelin olur. Gelin gibi beyaz, saf ve naif... Aşık olunası...
Bahar demek, erik demek. Her gün bir kilo, kütür kütür yeşil erik yemek demek. Yaşasın erik yemek. Ama illa ki tuzlu:)

Sonra armut, şeftali ve sevgilim kiraz ağacı çiçeklerle bezenir. Ortalık cümbüş yerine döner. Özellikle kiraz ağacı öylesine güzel çiçek açar ki, Tanrı'ya bir kez daha teşekkür edersiniz gören gözleriniz için. Ben her bahar yeniden aşık olurum kiraz ağacına. Maşuğumu onda bulan bir aşık olduğumdan...
Benim gibi fotoğrafseverlerin gözdesidir kiraz ağacı. Ağaçların en fotojeniğidir çünkü... Çocukların da sevgilisidir kanımca. Kırmızı meyvelerini kulağına küpe yapmayan, ya da kirazla dudaklarını boyamaya çalışmayan çocuk var mıdır içimizde?
Çiçeklenmiş kiraz ağacının güzelliğini en çok da Japonya'daki sakuraların (kiraz şenliklerinin) uzun uzun anlatıldığı "Bir Geyşanın Anıları" ve Trevanian'ın "Şibumi" kitaplarından öğrendik.
Samurayların onurlu savaşmanın sonucu olarak, genç yaşta yaşama veda ettiklerinden kendilerini kiraz çiçeklerine benzettiklerini...
Badem ve erik ağacının çiçekleri ılık bahar rüzgarı ve yağmurlarıyla savrulmaya başlarken, temkinli elma ağacı güneşi iyice gövdesinde hissedince pespembe çiçekler açar. Ani hava değişimiyle çiçeklerini döküp, meyvesiz bir yazı gözealmak istemez zira! Ne güzeldir, aferindir ona:)

Ne kadar çiçek, o kadar kırmızı yanaklı ve sulu elma... Havalar böyle giderse, bu yaz meyveye doyacağız. Sonra gelsin ev yapımı reçeller, marmelatlar, meyve suları, kompostalar, likörler...

Etrafta uçuşan zıpır kelebekler, telaş içinde çalışan karıncalar, yuva yapmak için gagalarıyla çer-çöp toplayan şarkıcı kuşlar, kocaman kuyruklarıyla bahar gezisine çıkan saksaganlar, çiçeklerin özlerini içen çalışkan arılar...




Doğaki tüm canlılar çıldırmışcasına yeniden doğuşun kutlamasını yaparken; değişimi görmek, farketmek, farkında olmak, yenilenmek en çok da çiçeklenmek gerek.


Baharla birlikte gözünüz, gönlünüz ve ruhunuz şen ola, aşk ola, aşkla kala...

26 yorum:

Ful yaprakları dedi ki...

uzun zaman üstüne sizi görmek güzel:))

çiçekler içimi açtı:))

Nilambara dedi ki...

Çocukluğuma ve ilk gençliğime gittim sayende Gülden, çok teşekkürler :)
bahçemizde kocaman bir kiraz ağacı vardı, 3. kat penceremizi kaplayan, oturduğumuz yerden seyretmeye doyamadığımız... ve sonra da yaz boyunca o güzel kirazlarına doyamadığımız :))
o zamanlar şanslıymışız, şimdilerde daha çok anlıyorum...
sevgiler,

Seda'nın Günlüğü dedi ki...

Sanki Alis harikalar diyarında gibi, o kadar uzun zaman oldu ki dalından koparıp yemeyeli meyveleri, olsun sağlık olsun, bir gün belki benimde bir elma ağacım olur. Limon kokar bahçem ve hiçbirşey düşünmeden onlara bakarak yaşarım hayatımı...

pelin'ce dedi ki...

Gülden'ciğim ne kadar güzel anlatmışsın baharın gelişini.Şimdiki çocuklar ağaca dalmanın nasıl bir şey olduğunu bilmiyorlar malesef :( .Dut ve incir ağacını çok severdim...Çiçekler insanı çok mutlu ediyor..

Pervin dedi ki...

Fotoğraflar harika. Hemen kendimi dışarıya atasım ve bahar geçmeden, güzelim ağaçlar çiçeklerini dökmeden bu görsel şöleni yaşamak istedim doğrusu.
Çok pembe, çok şeker ve de çok çoşkulusunuz. Hayran kaldım, daha ne diyeyim bilmem ki?

Beyhan dedi ki...

Çiçeklendim ben de:)

sufi dedi ki...

Sevgili uçan martım;Kanatlarımızı Usul usul çırptırıp çiçeklenmiş tüm ağaç dallarına kondurdun bizleri de...Arı olup nazikçe öptük çiçeklerini, kuş olup çırptık dallarında kanatlarımızı...Nar ağacı çiçeklerini geç açar biliyorsun. Gönül koymasın diye onlara da bu sayfaya koyduk öpücüklerimizi.Seni de sevgiyle kucakladık.

nilay dedi ki...

Benim bahçemde acayip şenlendi, çiçeklendi.
Kiraz ağacımda ne yazık ki 5 tane çiçek var . Tembel çıktı bizim kiraz :)))
Elma ağacının çiçeklerinin renkleri muhteşem. Uzun zaman sonra seni okumak çok keyifli geldi.
Sevgiler

Damak Tadı dedi ki...

Selamlar,

Bende senin gibi ilkbaharda doğmuşum canım..Büyüklerimiz, ilkbaharı toprağa cemre düşüp,ardından ağaçların çicek açması ile anlardılar..Derken birde turfanda meyve-sebzeler eklenince bu kaçınılmaz olurdu..İlkbahar ben geldim hemde dolu der gibiydi o zamanlar..O günleri çok iyi hatırlarım..Şimdi yeni nesile çok üzülüyorum...

Gönlüne sağlık canım..Fotoğraflar öyle güzeller ki,insana mutluluk veriyorlar..Gönlüne sağlık güzel Martı'cığım..

Kocaman sevgilerle..

meltem dedi ki...

HOOŞGELDİN İYİ Kİ GELDİN
ÖZLEMİŞTİM YAZILARINI
BAHAR MI GİBİ DOĞDUN VALLA
NE KADAR GÜZEL FOTOĞRAFLAR NE DE GÜZEL YAZMIŞSIN
OOOH BE İÇİM AÇILDI GÖRÜNCE
SEVGİLER

Zerrin Pasta Evi dedi ki...

Gülden'ciğim, fotoğraflar harika,bayıldım :)))
Bizim bahçemizde de kiraz,zeytin,hurma,nar,erik,incir,
ayva ağacımız vardı :)) Çocukluğuma gittim birden :)) Yolda gördüğüm çiçek açmış ağaçlara durup bakıyorum :)) içim açılıyor onları görünce... Mutlu oluyorum ve gülümsüyorum.

Yazını yine bir solukta okudum canım. Kalemine sağlık...
Sevgiler...

Adsız dedi ki...

Çok güzel fotoğraflar, içim açıldı. Hep bahar kal olur mu...

Zamandan Sızan...KIYMET dedi ki...

Baharlar bir o kadar da kısadır ya lezzeti öyle özeldir ki nasıl geçtiğini bildiremeyecek kadar güzelliği sarhoş eder insanı..Bu baharda çiçeklerin çoğunu göremedim sayedende görmüş kadar oldum yaşattığın güzellikler için teşekkürler Gülden..

:)den dedi ki...

Ful Yaprakları
:)Sizi blogumda misafir etmek de öyle...

Nilambara
:)Şimdi de çok şanslıyız. Kiraz ağaçları parklarda ve sokak aralarında tek tük kalsa da Ankara'da, doyasıya tadını çıkarabilme imkanımız var, doğaya ayırdığımız güneşli bir pazar sabahında...

Seda'nın Günlüğü
:)"Alice Harikalar Diyarı" benzetmeni çok sevdim. Limon ağaçlarının kokularıyla dolu hayalinin bir gün mutlaka gerçekleşeceğini biliyorum. Çünkü yürekten istiyorsun! O bahçede benimle birlikte bir bardak limonlu çay içmeyi de düşün ama...

Pelince
:)Pelinciğim çocuklara ağaçlardan meyve toplamanın (aslında komşunun bahçesinden çalmak daha zevkli) ne kadar eşsiz bir duygu olduğunu öğretmek ve yaşatmak bizim elimizde.

Pervin
:)Bahar kısacık süren bir mevsim, nasıl gelip geçtiğini anlamadığımız. Tıpkı ömrümüz gibi... İçinde bulunduğunuz her anın doyasıya keyfini çıkarın, avuçlarınızdan kayıp gitmeden.

Beyhan
:)Desene; yine mi güzeliz, yine mi çiçek...

Sufi
:)Sevgili Dilek, nar ağacının çiçeklerini öpücükleyip bu sayfaya koyarsınız da, kabul etmez miyim hiç? Nar çiçeğim teşekkürler...

Nilay
:)O 5 adet çiçeğe gözün gibi bak. Aman küstürme! Bakarsın 5 olmuş, 1055...

Damak Tadı
:)Bahar çocuğu Gülüm, fotoğraflar seni mutlu ettiyse, ne mutlu bana...

Meltem
:)Bahar hepimizin içini açsın. Çiçeklerle donatsın, içimizi dışımızı.

Zerrin'in Pasta Evi
:)Zerrinciğim; bahar ağacı konseptinde, çiçekli bahar pastaları bekliyorum senden, haberin ola!

Adsız
:)Keşke isminizi yazsaydınız da öyle seslenseydim size. Ben isimleri çok önemsiyorum. Canlı cansız evrendeki her varlığa, eşyaya adıyla bir "merhaba" demek geliyor içimden. Hep bahar dalları yaşatalım içimizde, gün gelip kırılsa da. Kimbilir, belki de dallarımız kırıla kırıla büyüyoruzdur...

Zamandan Sızan
:)Kıymetciğim, Ankara'daki bu baharı kaçırmış olsan da sen içinde hep kendi baharını taşıyorsun ya, o yeter...

Kitap Kurdu dedi ki...

Bneim evimin önündeki erik ağacı da çiçeklendi. Nasıl güzel bir gürüntü oluştu anlatamam. Senin de bahar fotograflarına bayıldım. Bahar ne güzel, keske baharlar hic birmese. Yazın yine harika olmuş. Ellerine yüreğine saglik.

Limon Ağacı dedi ki...

"Meyve ağaçlarının en haylazı, en başına buyruk, en risk almayı seveni" BADEM AĞACI!
Bu kadar mı güzel öykülenir badem ağacı, bu kadar yürekten mi dinlenir sesi, bu kadar mı sevgi dolu dokunulur çiçeklerine...
İçimi titrettin UÇAN MARTI!
Hep uç,
Hep gökyüzünde ol,
Hep sevgi dolu,
Hep sevecen...

Cem dedi ki...

Bahar dallarından çiçekler, böcekler ve de kuşlar eksilmesin bahar çocuğu...

Bahar dedi ki...

Böyle kal...
Hep bahar,
Hep çiçek çiçek.
Mevsimler değişse de...

Tijen dedi ki...

Al benden de o kadar Gülden. Bahar dallarını görünce içim içime sığmaz. Bugün sokağımızda minicik bir ayva ağacına rastgeldim. Ne güzeldi koca çiçekleri. Her taraf pıtırak gibi bahar dallarıyla, çiçekleriyle dolu.

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Fotoğraflar o kadar güzel ki yazıyı okurken gözlerimi ayırmakta zorlandım.
Nefis bir bahar gezintisi yaptım. Taaa bana baharlarımı hatırlatan bahar gezisi.
Teşekkürler, Sevgiler

Tabiat Ana dedi ki...

sevgili uçan martı,
içim açıldı çiçeklerle baharın sevinci bir kez daha doldu içime, bu arada aklım da eriklere takıldı ne yalan söyleyim.Can erik yeşil yeşil tuzlu tuzlu nımnımnım ....:)

:)den dedi ki...

Kitap Kurdu
:)Evinin önündeki erik ağacına benden selam olsun.

Limon Ağacı
:)Güzel dilekleriniz için çok ama çok teşekküler...

Cem
:)Sizin de öyle...

Bahar
:)İsminiz ne güzel, BAHAR! Mevsimlerle birlikte değişmekte harikulade bana kalırsa.

Tijen
:)Ayva ağacının çiçekleri de elma ağacınınki gibi kocaman ve geç açar, haklısın. Bir de ayva çiçeklerine bakarak önümüzdeki kışın nasıl geçeceği hakkında tahminlerde bulunmak en keyiflisidir. Av­ya bolsa, "kış sert ge­çe­cek” der­ler­di eskiler. Ayva ağacı meteoroloji gibidir:))

Yaşamın Kıyısında
:)Blogumdaki fotoğraflarla bahar gezintisi yapmanız beni çok mutlu etti. Fakat yine de siz ağaçlar çiçeklerini dökmeden gerçek bir bahar gezisine çıkın, meyve ağaçlarının pembe-beyaz çiçeklerine dokunun, mis gibi kokularını içinize çekin.

Tabiat Ana
:)Can erikleri baharın tadı tuzudur öyle değil mi? Kütür kütür, ekşi, sulu ve de iştah açıcı...

hepsusluydum dedi ki...

Sevgili :)denciğim merhaba..Bir bahar çocuğu olarak (25 Nisan)bahar yazına bayıldımmm..Bu baharın ve daha nice baharların kalplerimize sevgi ışıkları göndermeleri dileklerimle..Zehr@

aslı'nın mutfağı dedi ki...

Hem yazılarını hem fotoğraflarını özlemişim Gülden..

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

Güldencim o kadar güzel anlatmışsın ki masal okur gibi okudum.Fotoğraflar da harika bu arada.bu kadar ara verip özletme kendini

bocuruk dedi ki...

Özellikle badem ile ilgili anlattıklarına bayıldım:) İçimiz hep bahar gibi çoşkulu olsun!
Sevgilerimle...