6 Şubat 2009 Cuma

Yeni Kitaplar, Yeni Duygular...

Ilık bir bahar havası var günlerdir Ankara'da... Sabahları uyandığımda üşümüyorum artık. Gökyüzü masmavi. Toprak, kış güneşinin şefkatli kollarına bırakmış çoktan kendini. Havada bir bahar kokusu var sanki, yada ben baharı çok özledim:) Böyle havalarda evde kitap okumayı çok seviyorum. Yeni aldığım kitaplarımı kucaklayıp salona götürüyorum. Pikaba Edith Piaf'ın, "Disque D'or Long" 33'lüğünü (long player) yerleştiriyorum. İşte o muhteşem ses, Edith Piaf ile başbaşayım. Plaktan çıkan sesin, müziğe farklı lezzetler kattığı bir gerçek!
Sonra pencerenin kenarındaki koltuğuma yerleşiyorum bir güzel. Bir kupa dolusu portakal-mandalina karışık bitki çayımdan telaşsız yudumlar alırken, kitapların büyülü dünyasında kayboluyorum. Git gide "özel bir zevk" halini alıyor kitap okumak. Ritüeli olan özel bir zevk... İnsanın ruhunu, düşüncelerini ve duygularını incelten...

Sadece kitap okumak değil, kitapçılarda veya sahaflarda uzun saatler geçirmekte ayrı bir keyif. Onların kapağına dokunmak, koklamak, sayfalarını karıştırmak, incelemek...
İngiliz Edebiyatı'nın ünlü filozof ve yazarı Francis Bacon; "Bazı kitaplar tatmak, bazıları yutmak bazıları da çiğnemek ve sindirmek içindir" der. Son zamanlarda okuduğum kitaplar arasından ben de bu sınıflandırmayı yaptım kolayca.

Susanna Tamaro'nun Can Yayınları'ndan çıkan yeni kitabı, "Luisito" tadımlık olanlardan mesela... Kendini bu dünya için artık gereksiz hisseden, yalnız ve emekli öğretmen Anselma'nın Luisito adını verdiği papağan ile dostluğunu anlatıyor kitap. Yüreğindeki buzları eritmek ve bir sevgi hikayesi dinlemek isteyenlere...




Yutulacak kitap ise; Goa Yayınları'ndan çıkan, Rebecca Linder Hintze'nin yazdığı "Aile Geçmişinizi İyileştirmek"...
Hani filmlerde psikolog-hasta arasında geçen olmazsa olmaz bir replik vardır ya, "Çocukluğuna inelim!" Bana aynen öyle bir duygu verdi ilk başlarda kitap. Sonra sözcükleri yuttukça, boğazımda düğümler oluşturdu. Son sayfaya geldiğimde, kendimi yeniden keşfettim diyebilirim. Kişisel gelişim yolculuğunda mutlaka okunması gereken bir kitap. Yazar : "Gerçek beni -yani kuşaklar boyu süren kalıpların altında yatan öz benliğimi- ortaya çıkarma arayışım sırasında, hatalı aile gelenekleri tarafından yaratılan pek çok güçlü yanılsamayı açığa çıkarmaya çalıştım. Bu şekilde kendimi net bir şekilde gördüm ve uyumsuz yönlerimi tedavi edebildim " diyor.

"Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek"... Çiğnenecek ve sindirilecekler listesinde. Rus asıllı Psikiyatr Irvin Yalom'un, "Varoluşçu psikoterapi" üzerine kurulu bu kitabını çok severek okudum. Yalom, insanların ölümle ilişkili bir tür anksiyeteye yaşadığını belirtiyor. Buna çözüm olarak da bir önerisi var! "Sağlam insan ilişkileri, başkalarının hayatına dokunmak ve onları değiştirecek bir hayat yaşamak..."
Birisi öldüğünde, "Kaybettik" deriz. Ölümü bir son olarak gördüğümüzden olsa gerek, kaybolmasını tercih ederiz. Sessizce yayılan toplumsal bilinçaltımızdır bu. Günü geldiğinde hepimiz öleceğiz! Bu gerçekle yüzleşmenin tek yolu belki de güneşe bakmak. Yalom'un dediği gibi: "Hayat ne kadar yaşanmamışsa, ölümden o kadar korkarız."

Bu üç okunası kitabın dışında başka önerilerim de olacak...
2009 yılı için henüz bir ajanda edinmemiş olanlar için, Metis Yayınları'ndan çıkan "Ajanda 2009 Hayvanlar Ve İnsanlar"... Çantanızda rahatlıkla taşıyabileceğiniz, her sayfası hayvanlara ait şirin görseller ve bilgilerle donatılmış harika bir ajanda. Metis yayınları ajandanın amacını şöyle özetliyor: "Mal olarak hayatları sömürülen, istismar edilen, işkence edilen, hakları görmezlikten gelinen hayvanların yanı sıra yazarların, şairlerin dostu; edebiyatın konusu olmuş, mitolojinin, efsanelerin, masalların, seyahatnamelerin, anıların ayrılmaz parçası hayvanlar da kendilerine mütevazı birer yer buldu bu küçük ajandada. Hayvan dostlarımıza selam olsun!"

İçindeki çocuğun başını okşamak isteyenler için de, İlhan İrem'in 26 Aralık 2008'de çıkan yeni albümü "TOZ PEMBE /Progressive Çocuk Şarkıları"...
Albümdeki “Yağmur Hanım” şarkısındaki efektler, stüdyonun penceresinden dışarıya uzatılan mikrofonlarla kaydedilmiş. İlhan İrem'in huzur veren sesinden şarkıların tamamı masal tadında. En çok hangi masalı sevdiğime gelince, "Günaydın Gülen Dünya"...

Geçmişin tatlı hayallerine giden o salıncakta, unuttuğumuz çocuğu bulabilmek, toz pembe günlere dönebilmek dileğiyle...

35 yorum:

birdutmasali dedi ki...

merhabalar uçan martım...
çok özlemiştim, iyiki uçtun buralara..
yükünde epey ağırmış :))
HAVADA BAHAR KOKUSU VAR GİBİ,katılıyorum sana..

Ee.sen dinlenedur ..
bende şu kitaplara bir göz atayım.
ÇOK SEVGİLER....

Sevde dedi ki...

Merhabalar;
Siteniz çok hoşuma gitti ellerinize sağlık..
Daha sık görüşmek için sizi takip ettiklerim arasına alıyorum...
Sevgiler

pel!n dedi ki...

Kitap okuma konusunda kendime çok kızıyorum..Çocuklara masal okumaktan ve ders çalıştırmaktan çok uzak kaldım sanırım...
Ajandaya bayıldım..İçeriği çok hoşmuş...İlhan İremin sesi bile beni eskilere götürmeye yeter..Annem çok sever özellikle ses tınısını...

Hava'da bahar kokusu var ama sanırım uzun sürmez bu sıcaklar...

Keyifli bir hafta sonu diliyorum..

Begonvilli Ev Sakinleri dedi ki...

Kitaplar benim yaşamımda olmazsa olmazlardan. Belli ki blogunuzu sık sık ziyaret edeceğim. Antalya'dan sevgiler, selamlar.

Damak Tadı dedi ki...

Bende bugün hissedebildim bahar havasını,güneşini..İlk kez bugün üzerimden yelegimi ve hırkmı çıkrttım güzel Martı'm..

Luisito'yu bende okudum çok hoşuma gitti..Zaten yazarın tüm kitapları mevcutur bende..Elime alınca bitinceye kadar devam ederim..Diğer kitaplarıma henüz başlamadım bile..Yazık ama gerçek..
Gönlüne sağlık güzel Martı'cığım..


Sayfamı beğenmene çok memnun oldum..


Sevgilerimi gönderip güzel bir h.sonu tatili diliyorum..

Nil dedi ki...

Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek, yeni bitirdiğim bir kitap. Size katılıyorum. Çiğnenip sindirilmesi gerekenlerden...

Selma dedi ki...

Daha önceki yazılarınızdan da hatırlıyorum sık sık plak dinlediğinizi. Issız Adam filmini izlediğimde aklıma ilk siz düştünüz. Film boyunca plaklardan dinlenen şarkılar ne kadar da hoş bir atmosfer yaratıyordu. Eminim Uçan Martı'nın geniş bir plak kolleksiyonu var:)

Kitaplara gelince, Luisito'yu gülümseyerek okudum. Güneşe bakmak ölümle yüzleşmek de okunacaklar listeme eklendi çoktan:)

Nilambara dedi ki...

müziği plaktan dinlemek, romanı kitaptan okumak ve bunu ritüele dönüştürmek... harika... :)
bir kitap kurdu olarak ne elektronik kitapları benimseyebildim ne de elektronik müzikleri... hala '60 ların müziği ve hala kitap kokusu favorim...
benim ritüelim, kanapede hafif uzanır vaziyette, bir yeşil elma eşliğinde sayfaların arasında kaybolmak :)

kitapların isimleri not alındı, en kısa sürede de satın alınacak :)

Bu değerli paylaşım için çok teşekkürler Gülden :)

sufi dedi ki...

"Günaydın gülen dünya "masalını okumaya hepimizin ihtiyacı var.Masallarda bile olsa gülen dünya imgesi pembe pembe gülümsetiyor insanı.Sevgilerimle dilek.

Sevde dedi ki...

Merhabalar ucçan martı..
Kitap okumayı bende çok seviyorum, ne yazıkki evlendikten sonra 1 ayda 1 kitap bile bitiremez oldum, şu an ise Nazan BEKİROĞLU nun LÂ adlı kitabını okuyorum, tavsiye de ederim.
Ajanda 2009 ve aile geçmişinizi iyileştirmek adlı iki kitap dikkatimi çekti doğrusu,en azından onları edinip sırası geldiğinde okumayı düşünüyorum inş..
Paylaşımınız için çok teşekkür ederim :)
Kucak dolusu sevgiler

beenmaya dedi ki...

kitap okumak tarifi olmayan bir keyif. ben şu günlerde (ist.da da bahar izleri var bu aralar) eskiye dönüş yapıyorum. seneler önce okuduğum ve belleğimde tarifsiz tadlar bırakan bazı kitapları tekrar okumaya başladım ki zaman zaman yaptığım birşeydir bu...

kitapçılarda, sahafta dolaşmak konusunda da benzer hissiyata sahibiz anlaşılan :))

öneriler için teşekkürler...ve keyifli okumalar...

YaşamIn KIyIsInda dedi ki...

Sevgili Uçan Martı,
Hepsi birbirinden okunası kitaplar. Teşekkürler...
"Güneşe bakmak, Ölümle yüzleşmek" benim de listemde olan bir kitap.
Senin anlatımından sonra sanırım öne almam gerekecek.
Bana göre de ölümden korkmam yaşayamamış olmaktır.

Gül dedi ki...

En çok Yalom'un ölümle ilgili sözüne takılıp kaldım. "Ölümden korkmak yaşayamamaktan" O kadar doğru ki! Hüngür hüngür ağlamaya başladım bir cümle ile...
Ağlamam üzüntümden değil, aksine kendi gerçeğimle yüzleşmemden.
Teşekkür ederim.

Oya dedi ki...

Toz Pembe, çok güzel bir albüm. 1 aydır sürekli onu dinliyorum diyebilirim. İlhan İrem'in müziği, yaşantısı, verdiği mesajlar çok farklı.
Işık ve sevgiyle...

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

Güldencim ne güzel anlatmışsın.ben de küçük adam izin verdikçe kitaplarımı elime alıyorum ama bu aralar yeni hobim biraz çalıyor vaktimi.incik boncuğa sardım biraz.böyle kitap dostlarını gördükçe daha da çoşku duyuyorum

Basak dedi ki...

Güldenciğim; kitaplarla ilişkini (ilişkimi mi desem?:)) ne güzel anlatmışsın... Benim için okumak doğal refleks ama son zamanlarda artık gerçekten de "ritüel" haline geldi, resmen hazırlık yapar oldum o büyük keyif anlarına:)

Kitap Kurdu dedi ki...

Güldenciğim, kiyağların bir harika. Luisito'yu bende yüyüm gülümseyerek okudum çok büyük bit kefir slfım. Diğer kitaplarını da listeye aldım. Öok teşşkürlet....

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

havalar hala bahar tadında :)den sen hala pencere kenarında olmalısın.. bloglarını sevdiğim insanlarla benzer duygular hissetmeyi/yaşamayı seviyorum..

serpil dedi ki...

Irvin Yalom'un kitaplarının çoğunu okudum.İstanbul'daki evde tekrar okunmayı bekliyorlar.Ajanda 2009'u tavsiyen üzerine aldım ve çok hoşuma gitti.Kitaplarını keyifle okumanı,hafta sonunu güzellikler içinde geçirmeni dilerim...Sevgiler...

SERAP dedi ki...

Bloğumda size ait bir ödül var efendim.Uğrayıp almanız mümkün mü?:)

nazardeymesin07 dedi ki...

sitenize ilk kez ziyaret ettim çok beğendim emeğinize sağlık sevgiler arkadaşım

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

arkadaşım sana bir sürprizim var bana uğrar mısın bir ara

Neşeli Sesler dedi ki...

Sayfanı okurken için açılıyor.

Sevgiler.

Sokak Kedisi dedi ki...

Merhabalar, kitap tavsiyeleriniz okumamı bekleyenlerimden 2 siyle çakıştı :))

Dün akşam ise Susanna Tamaro'nun yeni kitabını " Luisito " yu gördüm kitapçıda; alayım dedim ama evde beni bekleyen onlarca okunmamış kitap aklıma gelince erteledim alışverişimi biraz

Blogunuza denk gelince yazmadan geçemedim...

Sevgiler

hepsusluydum dedi ki...

''Günaydın Gülen Gülden :))''
Uzun zamandır bu güzel yazına yorum yazmak istiyordum...Yazını okurken her pazar gitmekten ve her katının her reyonunu ayrı ayrı koklamaktan ve incelemekten zevk aldığım Alkım kitapevinde sandım kendimi..Senin gibi okuyan, okumayı teşfik eden gençlerimiz oldukça umudumuzu yitirmemeliyiz diye düşünüyorum..Sevgilerimle Zehr@

nilay dedi ki...

Kitapları böööle üste üste görmeye bayılıyorum. Bazen dayanamayıp bir sürü kitap alıyorum ve onları üst üste odanın ortasına diziyorum. Hayran hayran seyrediyorum. Kitap yorumların ve paylaşımın için teşekkürler
Sevgiler

Halime dedi ki...

ben bu bloğu az önce keşfettim.Beni de alır mısın misafir eder misin bloğuna bir kitap okumayı sever , okuma dostu sayar mısın beni de :).Şimdi tek tek tüm postları okuyacağım yanımda ajandam açık kalemim hazır ilgimi çeken kitapları not alacağım. :).sevgilerimle :)

meltem öztürk dedi ki...

blogunuzu nerde ve nasıl buldum inanın hatırlamıyorum:) ama iyi ki de buldum. Tamamen tesadüf ve bi o kadar da isabet oldu. Ben ankara da büyüdüm fakat 8 yıldır istanbul da yaşıyorum. Sizi tanımayı isterim...
Blogunuzu takip edeceğim sürekli
benim blogum sadece kızım adına yapılmış ve onunla yaşadığım anları paylaştığım bir blog.
çok mutluyum :))
sevgiler

orguknit dedi ki...

Merhabalar bloğunuza bayıldım.
Listeme alıyorum.
sevgilerimi yolluyorum.

bennkimim.blogspot ve
orguknit.blogspot

Adsız dedi ki...

sayfaniz harika burada kendimi cok iyi hissterirdin bana
sizi ilk ziyaretim fakat son olmiycak
sevgiler..

www.yenitadlar.blogcu.com

sufi dedi ki...

Sevgili Uçan martım;
Nerelerdesin ey sevgili kış günleri nerde demek istedim sana.

pelin'ce dedi ki...

:)den 'cim nerelerdesin???

Nasılsın ???

Sevgilerimi bırakıp gidiyorum :)

:)den dedi ki...

Blogumu ziyaret edip, yorumlarıyla beni yalnız bırakmayan; e-mail adresimi ileti yağmuruna tutan tüm dostlarıma teşekkürler, sevgiler ve selamlar...
Uzun süredir blogumu güncelleyemedim. Herkesi merak içinde bıraktığım için üzgünüm.

Çok sevdiğim babaannem 1 aydır hastane yatıyor. Sorular, sorun zannettiğimiz olaylar içinden akıp geçiyorum bu aralar... Her gün yeni bir şeyler daha öğreniyorum yaşamla ölüm arasındaki çizgiye dair... Yazmadığım zamanlarda bilin ki BÜYÜYORUM!

Dükkana, "Büyümeye gittim dönücem" diye yazmak gerek:)
Nasıl, şimdilik bilmiyorum ama mutlaka döneceğim:)

sufi dedi ki...

Uçan martım;
Bu yıl hepimiz ne çok şey öğrendik.Daha da öğreneceklerimiz var belli ki.Heran HAKla birlikte HAKla olduktan sonra herşey mükemmel ve tam demek kolay da,içsel kavruluşu yaşarken bu sözü söylemek kolay olmuyor canım.Allah Babaanneni ve tüm sevenlerini çilesi dolmuşlardan eylesin dilerim.Sevgilerimle canım.

annemin yemekleri dedi ki...

Bursa'da Leylek şsnliği oluyor.Doğayı çok severim.Gezmenize kuvvet dileklerimle.Sevgilerrrr....