12 Aralık 2008 Cuma

Dostlarımıza Dair: AĞAÇLAR...

Bayram tatilimizi bu kez Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde açılan Necati Güvenç Mamıkoğlu'nun "Türkiye'nin Ağaçları Ve Çalıları Fotoğraf Sergisi" ile renklendirdik.
NTV yayınlarından geçtiğimiz yıl çıkan ve 2. baskısı yapılan "Türkiye'nin Ağaçları ve Çalıları" isimli kitabın yazarı N. Güvenç Mamıkoğlu'nun sergisinde, kitabından seçtiği 90 fotoğraf yer alıyor.
"Türkiye'nin Ağaçları ve Çalıları" öyle sıradan bir kitap değil. Hem yazarı hem de öyküsüyle eminim hepinizin dikkatini çekecektir.
Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürlüğü görevinden 2002 yılında emekli olan Güvenç Mamıkoğlu, yeğeninin kızı Ceren'in elmayla çınar ağacını ayırt edemeyen "günümüz çocukları " gibi büyümesini istemediğinden, ona, 50 ağaçlık fotoğraflı bir rehber hazırlamaya başlar. Fotoğraflarını çektikçe ağaçlara bağlanan Mamıkoğlu, daha ayrıntılı bilgi edinmek için botanikle ilgili kitaplar edinir; dendroloji, taksonomi (canlıların sınıflandırılmasıyla ilgilenen bilim dalı) çalışmış Faik Yaltırık, Tuna Ekim, Asuman Efe gibi alanının önde gelen akademisyenleriyle bağlantı kurar. Ağaçların gövdeleri, yaprakları, çiçekleri ve meyvelerini fotoğraflamak için kendi imkanlarıyla dört mevsim Türkiye'nin dört bir yerinde dolaşır. Tam 170 bin fotoğraf çeker.
Mamıkoğlu, yaklaşık 5 yıl süren yoğun bir çalışmanın ardından Türkiye'nin ağaçlarını tanıtmak, sevdirmek, korunmasına ve çoğaltılmasına yardımcı olmak amacıyla içinde 350 ağaç ve çalı türüne yer verilen; kapağında 1000 yıllık bir porsuk ağacının olduğu işte bu ansiklopedi hacmi ve kapsamındaki kitabı çıkarır.

Güvenç Mamıkoğlu aile dostumuz olduğundan kitabı ilk görenlerden biriyiz. Hem de imzalı olarak... Ağaçlarla ilgili bilgilerin 2000 fotoğrafla desteklendiği "Türkiye'nin Ağaçları ve Çalıları" bizim başucu kitabımız oldu. Gördüğümüz birçok ağacı artık bakar bakmaz, ya yaprağından ya meyvesinden ya da gövdesindenden tanıyabiliyoruz:)

Sevgili dostumuz boş durmadı yine... Kitabından seçtiği fotoğraflardan oluşan bir sergi açarak, aynı zamanda iyi bir fotoğrafçı da olduğunu kanıtladı.
Sergisinin gördüğü ilgiden çok mutlu olduğunu belirten Mamıkoğlu, 12 Aralık'ta Ankara'da başlayan ve 4 gün süren fotoğraf sergisini yakında İstanbul ve diğer illerde de açmayı planladığını fısıldadı; hem de bizden önce, çookk sevdiği ağaçlar-ın-a....

Güvenç Mamıkoğlu'nun eşi, çok sevdiğim dostum Serpil Mamıkoğlu ve kızları Gizem'in evsahipliğini yaptığı sergide, onların en çok beğendikleri fotoğrafı sordum. "Pembe çiçek açmış erguvanlar" dediler. E buyrun o zaman "Boğaziçi'nde erguvanlar hatırası" çektirmeye...

Sergide Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Botanik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mecit Vural ile tanışıp, sohbet etme imkanı da buldum. Sergi fotoğraflarını çok beğendiğini ifade eden Prof. Dr. Vural, son derece zengin bir flora ve endemik bitki türlerine sahip olan ülkemizde ulusal bir herbaryumun olmamasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi sık sık.
Prof. Dr. Vural, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye’deki herbaryumlar üniversitelerimiz bünyesinde kısıtlı imkanlarla kurulmuştur ve çoğunda örnek sayısı 75 binin altındadır. Diğer ülkelerdeki ulusal herbaryumlarda bu sayılar milyonlarla ifade edilir. Ülkemize yaraşır bir ulusal herbaryuma acilen ihtiyaç var. 20 yıldır TÜBİTAK desteğiyle bunun planlanmasından öteye geçilemedi ne yazık ki..."

Bir diğer sürpriz ise yakından takip ettiğim Türkiye'deki doğa varlıklarının korunmasına yönelik bilincin gelişmesine büyük katkıda bulunduklarına inandığım agaclar.net web sitesi ekibinden Müjgan Akar ve Yücel Bey ile karşılaşmak oldu...

Ağaç gövdeleri, yaprakları, çiçekleri, meyvelerinin yakın plan çekimlerinin yanı sıra doğa manzaralarının da yer aldığı fotoğraflar 7'den,

70'e her yaşta doğaseverin ilgisini çekti; baharda çiçek açmış şeftali ağaçlarını uzun uzun seyreden bu çift gibi...

Sergilenen tüm fotoğrafların baskı kalitesi ve çekimler gerçekten güzel. Mamıkoğlu ailesi yakın dostumuz, o nedenle abartıyorum sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Ben az bile yazdım:) agaclar.net Ankara Temsilcisi Müjgan Akar, sitedeki forumda sergiye ait duygularını şöyle ifade etmiş; "Hele girişte bir sarıçam ağacı gövdesinin fotoğrafı vardı. Üstündeki detaylar o kadar net ki fotoğrafa dokunsanız elinize reçine bulaşacakmış gibi bir his oluşuyor ya da o kabuklardan minik bir parçasını koparacakmışsınız kadar canlı duruyor."

Birbirinden güzel onca fotoğraf arasından "en çok şunu beğendim" demek, zor ama, salkım saçak açmış mor salkımları unutamadım hala...

Veee... sergiyi kaçırıp da merak edenlere, "FOTOĞRAFLARIN fotoğrafından" bir demet...





Yeşil yapraklı her şey "ağaç" ya da "çalı" bizler için... Oysa Ayşe, Ali, Ömer, Elif... insan olmalarının yanı sıra birer kişi ve bireyler aynı zamanda... Gürgen, ladin, mamut ağacı, sığla, porsuk, göknar, sedir, andız, ahlat, tesbih ağacı... Ve daha niceleri... Biliyor musunuz, onlar da ağaç olmalarının yanı sıra birer "BİREY"ler...
Teşekkürler Güvenç bey, onlara artık isimleriyle hitap etme zenginliği kattığınız için... Binlerce....Belki de "ağaçlar" kadar....

31 yorum:

Brajeshwari dedi ki...

Ben hep ağaç olmak istiyorum derdim küçükken..Ağaçlar çocukluğumu hatırlatır bana.Aynı zamanda, inanılmaz bir felsefe yatar bir ağaçın gövdesi, kökleri ve yukarıya uzanışında..Doğanın suskun bilgeleri onlar.. Ne güzel fotoğraflar ve ne harika bir kitap bu.Bu sergiyi gezmek ve bu kitabı almak çok istedim. Heyecanlandım hatta..

Teşekkürler Güldencim..

YASEMİN ASLIHAN BABALIK dedi ki...

arkadaşım nerelerdesin sen yahu,özlemişim seni.sergi de çok güzelmiş cidden.ben de fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla en çok mor salkımlara takıldım.bir de kabuğunu yırtıp çıkmaya çalışan cevize.harika bir paylaşım

Demli Hayat dedi ki...

Heyyy kimler gelmiş.

Geçen yıl iş yerinin penceresinden bakarken "Ya arkadaşlar ben hiç ağaçları bilmiyorum" dedim. "Aaaaa bilmiyor musun" dediler.
Utanarak "Evet. Mesela şu ağaç ne ağacı bilmiyorum" dedim.
Bilen arkadaşlarımın hepsi farklı isimler söylediler.
Sonuçta hiç birimiz bilmiyorduk. Ya da sadece birimiz biliyorduk.

Seyfi dedi ki...

Türkiye'nin Ağaçları ve Çalıları kitabını geçen yıl edinmiştim. Gerçekten fotoğrafları ve verdiği bilgilerle harika bir kaynak. Çevremizde gördüğümüz ağaçları, çiçekleri, sarmaşıkları artık tanımak ve onlara isimleriyle bir merhaba demek öyle keyif verici ki... Tıpkı sizin gibi bizim de başucu kitabımız oldu Güvenç Mamıkoğlu'nun bu eseri. Bir şekilde blogunuzdaki yorumları okuma imkanı bulursa, buradan kucak dolusu sevgiler ve selamlar göndermek isterim kendilerine.
Böylesine değerli eserlere imza atan, doğayı daha yakından tanımamıza aracı olan kişilerin hep yaşmlarımızda olması dileğiyle efendim. Sevgiler, saygılar...

Müzeyyen dedi ki...

Sergiyi kaçırdığıma çok üzüldüm şimdi. Agaclar.net'ten biliyorum Güvenç Bey'i ve kitabını. Kitap hakkında çıkan yazıları derlemek üzere internette gezinirken, rastladım blogunuza. Sergi yazısı, diğer yazılarınıza referans oldu. Okudukça çoğaldım, okudukça denizinizde kayboldum! Nasıl güzel bir anlatım, nasıl güzel bir gönül insanı bu Uçan Martı diye söylendim durdum. Genç yaşınıza rağmen hayatı sıkıca kavramanız, içindeki mutlulukları çekip çıkartmanız çok memnun etti beni. İçim açıldı. Daha bir genişledi oturduğum koltuk sanki.
Sağolun evladım. Evladım diyorum çünkü yaşım yukarılara epeyce bir merdiven dayadı:)
Siz de sevgiyle kalın evladım.

serpil dedi ki...

Sevgili dostum,benim için zor geçen bir yazdan sonra,bloğunda okuduğum o çok güzel yazılarının,çektiğin muhteşem fotoğraflarının ruhuma bir ilaç gibi geldiğini mutlulukla söyleyebilirim.Dingin,insanın ruhunu ısıtan,çevreyi ve insanları bu kadar güzel anlatan yorumlarını sabırsızlıkla bekliyor olacağım....Serpil

Damak Tadı dedi ki...

Bu yaşımda halen, ağaçları bilmediğime ne kadar çok utandım..

Fotoğraflar ve sergi harika..En kısa zamanda alınacak kitaplar arasına Güvenç Mamıkoğlunun bu kitabınıda ekleyeyim..Paylaşımların için teşekkürler güzel MARTIM..


Sevgilerle

gül dedi ki...

Gerçekten çok güzel bir sergi, kaçırdığım için üzüldüm. Ancak tekrarlanacağını umuyorum. Doğaya ve ağaçlara hasret Ankaralılar için serginin 4 gün gibi çok kısa bir süre olması çok yazık. Kitabı yazan ve bu güzel fotoğrafları çeken Güvenç Mamıkoğlu'na çok teşekkür ederim. Eline sağlık. Ayrıca bizleri bu sergi ve kitap hakkında bilgilendiren Uçan Martı'ya da çok teşekkür ediyorum. Diğer yazılarını da okudum ve çok beyendim.
Gül

MUSTAFA YÜCEL dedi ki...

Gerçekten cok güzel bir sergi ve kitap. Rengarenk ağaçları, çiçekleri ve güzellikleri görmekten kızım Bengisu,İlayda ve ben çok keyif aldık. Ben kitaba doyamadım. Ne mutlu bizeki böyle güzelliklerin olduğu bir ülkede yaşıyoruz ve ne mutluki bize Güvenç Mamukoğlu bize bu güzellikleri götüntülüyor. Ellerinize sağlık Mamukoğlu ailesi....

Zarpandit :) dedi ki...

ben geldimmmmmmm :)

ceviz..

tek takıldıgım bakakaldıgım cevizdi..

benim gibi betonarmelerde yetişen cocuklar ne kadar yabancı dogaya ne kadar hasret birde onu anladım :(

pel!n dedi ki...

ağaçlar.net'i arada sırada ziyaret ederim.Fotoğraflara bakıp çıkıyorum çoğu kez.. Ama daha fazlasını öğrenmek gerekiyormuş.Sayende duymuş ve görmüş oldum..

Sevgiler..

Mehmet dedi ki...

Güvenç Mamıkoğlu'nun bu harikulade kitabını yeni yıl armağanı olarak yakın dostlarıma hediye etmek için bugün aldım. Kitabın kalınlığı ve içeriği dikkate alındığı zaman ücreti son derece makul bana göre. Böylesine hacimli ve değerli bilgiler içeren bir kitap yurtdışında çıksaydı, ne kadar pahalı olursa olsun satın alırdık. Nedense bizler kendi topraklarımızda yeşeren güzelliklerin kıymetini bilmeyiz. Bu kimi zaman endemik bir bitki türüdür kimi zaman da değerli bir araştırmacı/yazar...
Çelişkiler yumağı güzel ülkemde daha aydınlık ve güzel günlere ulaşabilmemiz için doğa varlıklarmızın değerini bilelim.

Sevgili Uçan Martı, sayenizde göremediğimiz sergi hakkında küçük de olsa bir fikir edinebildik. Fotoğrafların fotoğrafı da çok başarılı elinize sağlık:)
Saygılar...

attila dedi ki...

Güvenç beyin kitabını geçen sene edinmiş ve Kocaeli Üniversitesi'ndeki seminerine katılmıştım. Gerçekten büyük bir emek ürünü olan bu kitabın fotoğraflarını izlemeyi çok isterdim. Sayenizde gelemediğim sergi hakkındaki izlenimlerinizi zevkle okudum.
Çok teşekkürler...

sufi dedi ki...

Sevgili martım;
Gördüğün ve gittiğin yerlere bizleri de elimizden tutup götürmen ne hoş bir duygu yaratıyor içimde inanamazsın.Kendimi küçük bir çocuk gibi hissediyorum.Bu ne? bu ne? diye soruyorum hep, ve sen sıkılmadan bana cevap veriyorsun sanki.Senin sevdiğin o mor salkımlar var ya
onun aynısı, hatta daha geniş bir alana yayılmışı, komşu ev sahipleri tarafından geçen sene kökünden kesildi .Ağlamamak için zor tuttum kendimi.Sen ağaçlarla ilgili sergideyken ben de dut ağacıyla ilgili yazıyı yazmışım demekki! Teşekkürler sergi ziyaretimiz için, sevgiler.

zuhal bronz dedi ki...

Sevgili mamıkoğlu ailesi bu kitap için ne kadar çok zaman emek ve maddi imkanlarınızı harcadığınızı yakından biliyorum ancak ,Kitabı gördüğüm zaman her şeye değer diye düşündüm.Türkiyenin böyle araştırmalara ve araştırmacılara ihtiyacı var.Güvenç Mamıkoğlu ve ailesine çok teşekkürler. Zuhal Bronz.

Recep dedi ki...

Sn.G.Mamıkoğlu'nun kitabını biz de ilk görüşte gerek basım kalitesi gerekse içeriği açısından çok beğenmiştik.
Bu kitabın hazırlığı sırasında Güvenç Bey'in heyecanı ve çabası bizi de etkilemişti. Ancak kitabın bu kadar güzel ve profesyonelce hazırlanması onun çabalarını boşa çıkarmamış ve gerçekten herşeye değmiş.
Bu serginin İstanbul'da da tekrarlanması en içten dileğimizdir.
Semra-Recep Özkan

Basak dedi ki...

Sevgili :)den; kitaba ulaşmamız kolay mı acaba? kitapçılar da baskısı var mı?

hepsusluydum dedi ki...

Nasıl gözümden kaçmış bu kitap? Derhal edinmeliyim! Seni kıskandım :)dencim sergiyi bizden önce gezdiğin için...Sergi tarihini bize fısıldarsın değil mi? Sevgilerimle Zehr@

eda dedi ki...

Guvenc Mamikoglu'nun
fotograflarini sergi dahilinde gormek cok carpıcı sabırsızlıkla Istanbul sergisini bekliyoruz., kitap zaten muthis bir hazine,
sevgili dostlarimiz Serpil ve Guvenc ciftini bu kiymetli onca emek ve zaman harcayarak hazırlanmıs doga dostu kitaplari
ve sergi icin kutlarim.
Bize ve gelecege hediye bu agac fotograflari ile bu soguk kis gunlerinde icimizi ısıttıgı icin
tesekkur ederim.

Eser Oztunali

berrin acilmis dedi ki...

kitap benden başka herkeste var gibi hissettim
enkısa zamanda almalıyım...
fotoğraflar herzamanki gibi çok güzel

müge mamıkoğlu dedi ki...

gördüğüm en çarpıcı ve etkileyici fotoğraf sergisiydi.doğanın renkleri tüm canlılığıyla karşımdaydı.ışık gölgesi, kompozisyonu çok başarılıydı.doğa sanki çerçeveye girmişti .izlemekten zevk aldığım bu sergide yer alan fotoğrafları istediğim zaman kitapta görebilme şansına sahibim .Amcamın daha nice başarılı sergilerine ...müge

Metin dedi ki...

Kitap bende var, ne mutlu bana ki:) Ailecek elimizde Türkiye'nin ağaçları ve çalıları İstanbul'un parklarını dolaşıp ağaçların isimlerini öğreniyoruz tek tek. Aramızda bir de oyun geliştirdik. Gördüğü ağacı en önce tanıyan ve şak diye ismini söyleyen bir ödül kazanıyor. 12 yaşındaki kızımız Aslı, bu oyundan çok keyif alıyor. Biliyor musunuz artık onlarca ağacı tanıyor. Teşekkürler...

moonsun dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
moonsun dedi ki...

Güvenç Bey'in farklı yeteneklerini tanımaktan çok mutlu oldum..ve müthiş gurur duydum..
Mamıkoğlu ailesini içten kutluyor, İstanbul sergisini merakla bekliyorum...Aysun

Tijen dedi ki...

Ne güzel fotoğraflar değil mi? Ben de bu güzel kitabın tanıtım yazısını yazma şerefine sahibim biliyor musun? Çok severek yazmıştım. (Güzel sözlere çok teşekkürler, etrafımız o kadar çok hoyratlıkla doldu ki, incelikleri gören birilerinin olması insana umut veriyor.)

AYLA/BÜLENT UNAT dedi ki...

Güvenç Beyin kitabına geçen yılki TÜYAP'TA sahip olma mutluluğuna eriştik, hemde imzalı olarak.Güvenç Bey'in yeğeni Ceren için başladığını söylediği kitabı ile biz altmış yaşındakilerede çok faydalı oldu. Kitap başucu kitabımız oldu nerdeyse. Artık, "bu ne ağacı acaba?" sorusunu sormuyoruz. Aç/ bak oluyoruz. Hele o resimler.... Tek kelime ile muhteşemler. Bazen "Nasıl bu resimleri çektiniz?Başında mı beklediniz?" diye soruyorum Güvenç Bey'e. Çok fazla zaman-para-teçhizat(ne kadar zaman ve para harcandığını biliyorum), yetenek- özveri-akademik bilgi ve araştırma çabası ile birleşerek meydana gelen bu eser; gerçekten bu dünyaya ve gelecek nesillere bırakılmış bir armağan niteliğinde. Kendisini bu yolda destekleyen ve hazırlık sürecinde ailenin tüm sorumluluğunu üstlenen sevgili Serpil Mamıkoğlu'nun katkılarını da unutmamak gerekir diyorum ve kendisine teşekkür ediyorum. Evlatları Sarp ve Gizem'in de babalarının bu başarılı çalışmasında katkıları olduğuna da inanıyorum.
ŞİMDİ NE YAPACAKSINIZ GÜVENÇ BEY BEKLİYORUZ. BİZİ ALIŞTIRDINIZ BU GÜZELLİKLERE.
TEŞEKKÜRLER...TEŞEKKÜRLER...
ELLERİNİZE,AKLINIZA,ZEVKİNİZE SAĞLIK.

Nilambara dedi ki...

Sevgili Gülden, herzamanki gibi güzel ve doyurucu yazını okumakda geciktiğime ve bu harika sergiyi de kaçırdığıma çok üzüldüm...

Ben de Berrin gibi birtek bende yok hissine kapıldım ve ilk fırsatta edineceğim bu kitaptan, hem de 2-3 tane, harika bir yılbaşı hediyesi olacak, biri kesin amcama eminim çok beğenecek...

Çok teşekkürler paylaşımın için :)
Sevgilerimle...

Samime dedi ki...

Blogunuzda kitap ile ilgili sergi haberini ve gelen yorumları görünce, üşenmedim iş çıkışı kitapevine uğradım. Türkiye'nin ağaçları ve çalıları kitabını istiyorum dedim. Ansiklopedi gibi ciltli kocaman birşey geldi. kitaba şöyle bir gözatınca ne demek istediğinizi, insanların bu platforma bıraktıkları yorumlardaki heyecanın nedenini anladım:) Araştırma, verilen bilgiler, fotoğraflar gerçekten olağanüstü. Güvenç Mamıkoğlu'nun kitabında yazdığı önsözü okuduğumda da kendisine saygım ve sevgim iyice arttı. En kısa zamada kendisiyle tanışmayı çok isterim.
Bir de kitabın yazarına küçük bir öneride bulunmak isterim. Bu kitah herkesin heran yanında taşımak isteyeceği değerde, ancak ebat olarak çok büyük. Ayrıca ağırda... Cep kitapçığı gibi heran yanımızda taşıyabileceğimiz "yavru" Türkiye'nin ağaçları ve çalıları çıkarılamaz mı?
Teşekkürler...

Örencik dedi ki...

Sevgili Mamıkoğlu ailesi, büyük özveri ve emekle hazırlanmış bu eserler için hepinize çok teşekkürler. Sevgili arkadaşım Güvenç,böyle bir çalışma yapmak üzere göstermiş olduğun cesaret için seni ayrıca kutluyorum. Sonuçta bizlere sunduğun görsel şölen, emeklerinin boşa gitmediğinin en güzel kanıtları. İstanbul sergini özlemle bekliyor, hepinizi sevgiyle kucaklıyoruz.

Duygu dedi ki...

sevgili mamıkoğlu ailesi
hepinizle birlikte olduğum şu dakikalarda yoğun duygular içindeyim birsürü şey flim şeridi gibi geçti .herşey çok güzel
güvenç bey ellerinize sağlık,
sergiyi istanbul`da gezmek dileği ile

canan dedi ki...

SEVGILI MAMIKOGLU AILESI'NE

ZOR VE COK TITIZ BIR CALIMA SONUCU ORTAYA CIKMIŞ BU ESER GERCEKTEN BAŞUCU KITABIMIZ GIBI OLDU. AYNI ZAMANDA ETRAFIMIZA DAHA FARKLI BIR PENCEREDEN BAKMAMIZI SAGLADI. BU ESERIN HAZIRLANMASI ICIN BAŞTA SEVGILI CEREN'E, DESTEGINI ESIRGEMEYEN SEVGILI EŞINIZ SERPIL MAMIKOGLU'NA, SEVGILI MEHMET SARP VE GIZEM'E COK TEŞEKKURLER.

ELINIZE, YUREGINIZE, EMEGINIZE SAGLIK.

DILERIMKI BU ESER HERKESE ULAŞIR, ONLARDA BIZIM GIBI FAYDALANIR.

ÇALIŞMALARINIZIN VE BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DILER EN ICTEN SEVGI VE SAYGILARIMI SUNARIM.

CANAN ADALIOGLU UNAY