15 Eylül 2008 Pazartesi

Merhaba...

Uzun bir aradan sonra herkese merhaba,
Ne güzel ve anlamlı bir sözcüktür "Merhaba" Farsça kökenli olup, "Benden size zarar gelmez" anlamına gelir. Ne hoş değil mi?
Karşılaştığım tüm insanlara, hayvanlara ve bitkilere gülümseyerek içten bir "Merhaba" derim ilk önce. Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaç'da bu sözcüğün büyüsüne kapılmış olacak ki yazılarına ve sohbetlerine hep "Merhaba" ile başlar. Hatta manevi oğlu Şadan Gökovalı'ya yaptığı vasiyetinde de şunları söyler; "....Suat (oğlu) sık sık ziyaret edebilmeleri için İzmir’e gömmek istediklerini söylüyor. İstemem yahu. Bodrum’u severim bilirsin. Beni ziyaret için çocuklar arasıra da olsa gezmiş, hava almış olurlar. Zaten ben saygı duruşu isteyecek değilim ya. Balıkçı’ya bir Merhaba yaraşır.”

Sessiz sedasız çıktığı tatilden dönen Uçan Martı'ya da elbet ağız dolusu bir merhaba yaraşır.

MERHABA dostlar...

Sevgili Aslı geçtiğimiz haftalarda beni sobelemişti, ancak tam tatile çıkmak üzere olduğumdan sorularına yanıt verememiştim. Kısmet tatil dönüşüneymiş:)

1.Blog yazmaya ilk ne zaman başladın?

Sözcüklerin gizli bir tılsımı olduğuna inanırım. Büyülü bir dünyadır sözcüklerle oynaşmak. Yazmanın güçlü bir enerjisi vardır. İçsel bir yolculuk başlatır, rahatlatır, keşfettirir, hiç bilmediğiniz denizlere yelken açtırır...
Kendimi bildim bileli yazmayı hep çok sevmişimdir. Lisede ajandalar dolusu yazdım. Benim için bir çeşit meditasyondu yazmak, o dönemlerde. Yazdıklarımın okunması da en büyük korkulu rüyamdı ayrıca. Köşe bucak defterlerimi saklardım. Yıllar sonra ne büyük bir ironi ki yazdıklarımı saklamak bir tarafa, blogum aracılığıyla dünya aleme ilan ediyorum:)

Blog...
Herşey bir gece yarısı içimden gelen bir sesin "yaz" demesiyle başladı. Çünkü yazmayı yaklaşık 7 yıl önce tamamen bırakmıştım. Bir çocuk gibi küstüm yazıya. Sadece yazıya mı?
Derken... kör kuyulardan adım adım çıktım aydınlığa. Bembeyaz bir martı kanatlandı gökyüzüne. Şimdi her çıktığım yolculukta, tepemde beyaz bir martı uçar. Gözümün içinden ruhuma bakar, elbisem olan insan bedenime aldırmadan...
Ilık bir bahar akşamı avcuma düşen beyaz bir tüyle ve "Yaz, çünkü bu senin yolun" diyen iç sesimle doğdu "Uçan Martı"...

2. Blog yazısı konularının belli bir çizgide olmasına özen gösteriyor musun?

Blogumun içeriğini ilk yazım "Martı Jonathan..." da anlatmıştım. Hayatın farklı katmanlarında yaptığım uçuşları ve deneyimleri paylaşıyorum blogumda. Sorunun tam cevabı aslında ilk yazımın son paragrafında...
"Martı Jonathanlar gibi insan Jonathanlar da var tabi. Hayatın karmaşası içinde ufka bakmayı başarabilen, hayatın anlamını kavrayan ve yaşamın kendilerine sunduğu nimetlerden azami ölçüde yararlanmaya çalışan "İnsan Jonathanlar"... Öğrendiklerini bütün samimiyetleri ile paylaşıp diğerlerinin hayatlarını da anlamlandırmaya çalışan sevgi dolu Jonathanlar...Yaşamın gizli kalmış güzelliklerini birlikte keşfetmek isteyen İnsan Jonathanlar'a bu blog..."

3. Blog yazmayı ne kadar sürdüreceksin?

Bilmem... hiç düşünmedim. Ben sadece şuanın keyfini çıkarmakla meşgulüm.

4. Blog yazmak senin için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?

Artan bir bekleyiş var mı bilmiyorum. Olsa da olmasa da benim amacım sadece yazmak, bu da hiçbir zaman bir zorunluluk değil, "yol" benim için.

5. Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor musun?

Çalıştığım için "Canım ne zaman isterse o zaman yazarım" gibi bir lüksüm yok. O nedenle zamanımın önemli bir bölümünü bloguma ve diğer blogger dostlarıma ayırıyorum. Bu da şu demek oluyor. Akşam yemeği sonrası ayaklarımı uzatıp TV karşısında dinlenmek yerine çalışma odasında kendim için mesaiye devam:) Bundan şikayetçi miyim? Asla! Tabii sevgili eşimin bu konudaki desteği ve anlayışının da altını çizmem gerek. Kendileri blogumun en fanatik takipçisidir:)

Ayrıca bloguma girdiğim her yazı, (galiba buna "post" deniyor) fotoğraf ve sayfa düzeni için büyük emek harcıyorum. Bazen binlerce fotoğraf içinden en uygun kareyi seçebilmek adına arşivime defalarca bakıyorum. Estetik kaygıları yüksek bir kişilik benimkisi işte!

Ben de bloglararası oyun gereği; Zeren , Burcu ve Sibel'i sobeliyorum.

19 yorum:

İşitme Kaybı dedi ki...

:) cim,tatilin çok güzel geçmiş olmalı ki,mutluluk dolu bir başlangıç yapmışsın.

merhaba uçan martı,hoşgeldin...

blog yazılarındaki kelimelerin,blogunu tılsımlı kılıyor zaten.İyi ki iç sesini dinleyip yazmaya başladın.

Kucak dolusu sevgiler,

zero dedi ki...

Benden de sana kocaman bir MERHABA Güldencim:) Tüm içtenliğimle yokluğunun hissedildiğini bilmeni isterim. Hani demişsin ya soruları cevaplarken yazılarımla ilgili bir beklenti var mı bilmiyorum diye, emin olabilirsin ki var. Uzun yıllardır yazıya tutkun biri olduğun o kadar belli ki, sen söylemesen de satırların söylüyor zaten:) Tabi bu senin için bir zorunluluk olmasın ama bilirim, yazmayı sevenler için öyle bir şey olmaz zaten:)

Kitabımla ilgili benimle birlikte heyecanımı paylaştığın için sonsuz teşekkür ederim sana:) Ne büyük bir mutluluk benim için tüm bu güzel tepkiler. Okuduktan sonra da olumlu olumsuz tüm düşüncelerini samimiyetle paylaşmanı dilerim.

En kısa zamanda sobemin karşılığını da vermeye çalışacağım:) Sevgiler, Zeren

YASEMİN ASLIHAN BABALIK dedi ki...

hoşgeldin özlettin kendini Güldencim,bu arada ben de seni sobelemiştim ama aradan çoook uzun zaman geçti sen unuttun onu herhalde.
sevgiler

Ülkü dedi ki...

Yazılarınızla ilgili tabiki bir beklenti var. Hergün sayfanızı tıklayıp, acaba bugün yeni yazısını girdi mi diye bakmaktan helak oldum günlerdir:) Karavan yazınızın tadı damağımızda kalmışken, sizden yeni haberler almak çok güzel. Demek tatildeydiniz, hımm... Nerelerdeydiniz acaba? Umarım bizlerle paylaşırsınız.

birdutmasali dedi ki...

MERHABA GÜLDENCİĞİM HOŞGELDİNN..
Bende farrkındaysan yazılarıma hep merhaba diye başlarım denk geldikçe,ama alışkanllıktan..
bugün sadece siz aklımdaydınız. Sabah vapurla karşıya geçtik,Küçük oğlumla okuduğu okula gittik. vapurda sürekli martıları seyredip onlara eşlik edincede inanırmısınız sizin blog aklıma gelip durdu :)))
meğerse dönmüşsünüz bir martı çığlığında bize sesleniyormuşsunuz :))
SOBE süperr.yazma aşkı başka bir sevda bilirim ve SİZE ÇOK YAKIŞIYORR
HOŞGELDİNİZ SEFAYLA...
SVGLRRR

pelin dedi ki...

Gülden hoşgeldin tekrar..
Sobe cevaplarını zevkle okudum,iyiki yazmaya başlamışsın,ne çok öğreniceğimiz şey var senden...Yazıların büyülü sanki:)

Sevgiler.

Brajeshwari dedi ki...

tatilden geldiğin gibi sobelendim tarafından...

hızlı bir giriş oldu benim adıma...
hoşgeldin...enerjin bu tarafa kadar geliyor..Yakında yazacaklarınla bize de tatil enerjini ekranlarımızdan ulaştırıp, içimizi ışıklara bulayacaksın gibi bir his var içimde...

sevgiler benden...

hepsusluydum dedi ki...

Hoşgeldin merhabası yolluyorum sana :)denciğim....Sevgilerimle Zehr@

Füsun dedi ki...

:)denciğim MERHABA,
En basit soruları bile öylesine etkileyici bir dille yazmışsın ki... Uzun süredir sessiz takipçilerindenim. Yorum yazmaya hep çekindim itiraf edeyim. Sonunda bu kadar içten bir merhabaya karşılık vermemek ayıp olur diye düşündüm.
Merhaba sevgili :)den...

:)den dedi ki...

Sevgili İşitme Kaybı, hoşbulduk. Benden de sana kucak dolusu sevgiler canım...

Sevgili ZERENCİĞİM,senden böylesine güzel sözler duymak beni çok duygulandırdı. Kitabını heyecan ve merak içinde bekliyorum.

Sevgili Yasemin, "taklitçilik" konusuna ilişkin beni sobelemiştin unutmadım ama yazacak zaman bulamadım. Şimdi de geç kaldım konu güncelliğini yitirdi.

Sevgili Ülkü, yakında tatil anılarımı sizlerle paylaşacağım.

Sevgili Nunucuğum, gördüğün martılarda beni hatırlaman çok hoş. Kendimi sevgi çemberi içinde hissediyorum. Teşekkürler...

Sevgili Pelin, yazdıklarım ifade edemediklerimden ibaret. Duyguları paylaşabilmek ne güzelmiş meğer.

Sevgili Burcu, tatil anılarımı paylaşacağım en kısa zamanda. Işık olabiliyorsam ne mutlu bana.

Sevgili Zehra, benden de sana Hoşbulduk Merhabası...

Sevgili Füsun Merhaba:)

Zerrin Pasta Evi dedi ki...

Merhaba,

Özletmiştin kendini. Hoşgeldin canım.

İyi ki yazmaya başlamışın. Bu yazını da her zaman ki gibi büyük bir keyifle okudum.

Sevgilerle...

Damak Tadı dedi ki...

Sevgili Gülden Merhaba,

Yazdıklarını okumak bana büyük bir keyif veriyor..Ayrıca bloguna her geldiğimde uçan martıyı görmek ayı bir mutluluk...))(martılar bana çocukluğumdan beri çok şey ifade ederler..))


Sobe için yazdıklarını okudum,çok hoşuma gitti..Umarım bundan sonra daha sık yazıp,uzun yıllar burada paylaşımlarda bulunursun canım..


Sevgilerle..

aslı'nın mutfağı dedi ki...

Büyük bir keyifle okudum cevaplarını Gülden'cim, umarım içindeki ses hep yazmanı söyler çünkü ben çok severek okuyorum yazılarını..

akasyakokusu dedi ki...

Merhaba uçan martı...
Evet ne güzeldir merhaba demek..hayata,yaşama,insana,evrene,hatta avazı çıktığı kadar merhaba demeyen insanlara inat merhaba diye çığlıklar atmaya.
gerçekten insan yaşadıkça belkide yaşlandıkça görüyor öğreniyor çoğu şeyi.
aynı asansörün kapısında bekleyip inen binen insanlar olduğu yüzüne bakıpta bir kelime beklediği zaman oluyor insanın..bir merhaba bu harfleri birbirine ekleyip söylemek bu kadarmı zor acaba:((
neyse güzel yazalım güzel konuşalım..Bir hoşgeldin diyeyimde gideyim..
sevgiler kocaman.

Αzαв-ı мυкα∂∂єѕ dedi ki...

Bir merhaba da bizden gelsin sizin diyarlarınıza efendim (: Hoşgeldiniz (:

Sadece yazıya mı?

O dönemin geçmiş olmasına çok sevindim;yoksa sizi tanıyamayacakmışım ):

Yaşamın gizli kalmış güzelliklerini birlikte keşfetmek isteyen İnsan Jonathanlar'a bu blog...

Nedeni bu kadar içten olmasıdır blog sahibi güzel kişiye olan bu sevgi ... İflah olmaz sevgimiz,güvenmemiz olmasa bizler nasıl iletişim kurabilirdik zaten ...

Blog yazmayı ne kadar sürdüreceksin?

Kendi adıma ben bitmemesini istiyorum bu blog hayatının (: Siz hep yazın,yazın ki hayat içinde biz durulabilelim yazdıklarınızı okurken ... Dinlendiriyorsunuz ve düşünmeye sevkediyorsunuz alelade geçtiğimiz olayları (:

Tam düşündüğüm gibi ... Ayrıntılara önem veren , küçük olayların ve nesnelerin önemini bilen bir kişisiniz ve bu bizleri okadar mutlu etmekte ki ... Etki tepki prensibini en iyi burda görüyoruz aslında yani blog dünyasında (: Anında görmek mümkün beklemeden bu etkileri (:
Sizi tanıdığım için çok mutluyum ; arayı çok açmayın ama yazarken lütfen ): (:

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

Hoş geldin Uçan Martımız,
Özlettin....

Kitap Kurdu dedi ki...

Uçan Martı,
Hoşgeldin, yazılarını ve seni özledik. Bu kadar uzun kaybolma bir daha :)

Adsız dedi ki...

çok okumak ilginçti. Blogumda senin alıntı istiyorum. Yapabilirse? Ve et Twitter bir hesap?

Adsız dedi ki...

Hey – nice weblog, just trying around some blogs, appears a reasonably nice platform You Are using. I’m at the moment utilizing Drupal for a few of my websites however seeking to change one of them over to a platform very a lot the identical to yours as a trial run. Anything particularly you'll suggest about it?