23 Haziran 2008 Pazartesi

Cennette kısa bir mola: Adem ile Havva...

Deniz, kumsal, palmiyeler, duvarlardan sarkan begonviller...
Yemek, müzik ve dans...
İşten uzak, stressiz günler...
Rahatlamış bedenler... Cennette miyiz ne?

Kayı Group tarafından "Yeryüzü cenneti" olarak dizayn edilmiş Anyalya Belek'teki Adam&Eve yani Adem ve Havva Otel'de tatildeyiz.. 100 bin m2 alana kurulan otel, denize sıfır konumlandırılmış, 6 katlı ana bina ve 24 taraça sistemli villasıyla 12 ay işletmeye açık.

Ormanlık alan içindeki otelin beton yığını gibi görünmemesi, doğayla bütünleşmesi için epey emek verilmiş. Dış cephe tamamen uzaktan sarmaşık izlenimi veren yeşil bir malzeme ile kaplanmış.

Otelin konseptini beyaz, ayna ve cam oluşturuyor. Beyaz ile yeryüzü cennetinin "saflığı", ayna ile asla "yalnız" kalmayacağınız, cam ile "yaşamsal zenginliği görme arzusu" sembolize ediliyor. Hatta bulutlar bile otelin beyaz konseptiyle yarışıyor. Otel cennet, her gelen konuk Adem ile Havva. Cennet dediğin meleksiz olmaz haliyle. "Angel (melek) Servis" ile bu işi de çözmüşler. Angel sizi karşılıyor, giriş işlemlerinizi tamamlıyor ve odanıza yerleştiriyor. Cennette kaldığınız sürece de omzunuzda bilesiniz:)

Melekler cennette 2. kattaki 2222 numaralı odayı verdiler bize. Cennetin girişinden itibaren her yer tavana kadar ayna kaplı. Başımızı nereye çevirsek biz... Kendimizi her açıdan gördük cennette:) Odalar; zemini ve tavanı simsiyah tek duvarı komple ayna kaplı, upuzun bir koridora yanyana sıralanmış. Ayna oyunlarıyla sonsuzmuş gibi görünen bu koridor, cehennemi temsil ediyor. Cehennemde yürürken, elinde çatalıyla kızıl boynuzlu şeytan her an karşınıza dikiliverecekmiş gibi geliyor. Ürperdiğimi itiraf edeyim. Nasıl ürpermeyeyim şeytan benim peşimde Ademimin değil ki:)

Cennette 1 hafta geçirmeden hayatta dişlemem o küp küp elmayı, ona göre ayağını denk al iblis! Bizim cennette elmalar metal bir ağaca sarılmış yapay bitkilerin arasında, kırmızı küpler halinde asılı duruyor. Akşamları da lambaları yanıyor, ışıl ışıl...

Cehennemdeyken neyseki cennetle aramızda sadece beyaz bir kapı var. Odalar cennetimiz çünkü... Otel, 64 m2 lik standart odalardan 640 m2 lik villalara ve 1000m2 likAdam&Eve Suit'e kadar geniş oda seçenekleri sunuyor. Her yer bembeyaz...

Bir şişe kırmızı Doluca şarap ve meyve ile bizi karşılayan mütevazı cennetimiz 64 m² 'cik. Övünmek gibi olmasın ayrıca 16 m²' cik muhteşem manzaralı bir terasımız var:) Beyaz cennetimizin dört bir yanı tavana kadar sonsuzluk hissi veren aynalarla kaplı. Beyaz ağırlıklı yalın bir atmoster, minimal çizgiler... Biraz rahatlamak, yolculuğun yorgunluğunu üzerimizden atmak istiyoruz, o da ne? Cennete buhar banyosu ve jakuzi koymamışlar mı... üstelik 106 ekran plazma TV karşımızda...

Jakuziden çıktıktan sonra kocaman dinlenme yatağına geçiyorsunuz. Bornozunuz üstünüzde, ayaklar havada, elinizde bir kadeh kırmızı şarap, fonda Heaven (cennet) şarkısı çalıyor bir keyif bir keyif... Uyumak isterseniz dinlenme yatağınızın hemen yanında bembeyaz, içinde kaybolacağınız dev gibi ayrıca bir yatağınız daha var. Demek 2 yatak ha! "vay be" diye aklınızdan geçiriyorsanız, orda durun! Terasa çıktığınızda aynı büyüklükte başka bir yatakla daha karşılaşıyorsunuz hem de orman ve deniz manzaralı... Terasınızın her iki duvarı da yine ayna kaplı. Parmaklıklar bile cam bir platformdan oluşuyor. Herşey olağanüstü estetik...

Odanın güzellikleri bununla sınırlı değil tabii. En büyük sürprizi sona sakladım. Şimdi sıkı durun elinizdeki kumanda ile odanızın rengini maviden yeşile, sarıdan kırmızıya farklı renk alternatiflerinde değiştirebiliyorsunuz.... Teknolojiye biraz da eğlence katmak isterseniz, o da var. Kumanda panelindeki son iki renk "tık-tık" sesine duyarlı. Masayı tıklıyorsunuz pat odanız "Maviş" olmuş:) Bizim favorimiz gökkuşağıydı ama.

Tamam odalar şahaneymiş de ya dışarısı nasıl? Her yer cennet sevgili dostlar... Büyük olan Relax Havuz'dayız. Sıra sıra dizili beyaz hasır şemsiyeler şapkamız olmuş. Üzerine beyaz streç çarşaf geçirilmiş deri yataklara (şezlong değil dikkatinizi çekerim!) sere serpe uzanmışız. Fonda slow bir müzik, havada yüzümüzü okşayıp geçen ılık bir meltem, misler gibi iyot kokusu, şiir gibi batan bir güneş... Şapkamızın sihirli düğmesine basılmış, beyazlar içindeki garson iki kadeh şarap getirmiş... Böylesine sihirli bir güzellik karşısında, Sevgili Orhan Veli'nin de dediği gibi "içmeyip de ne halt edeceksin...."

Sıra geldi en önemli mevzuya... Güzellik karın doyurmuyor e acıkıyor insan haliyle. Sabah kahvaltılarını ve öğle yemeklerini cennetimizin yürü yürü bitmeyen ana restoranının açık büfesinde aldık.

Ara öğün olan snack saatlerinde ise favorim kum midyeli Deniz Mahsulleri Fettucini oldu.

Ve yengeç bacağı...

Ve nar gibi kızartılmış kalamar halkaları... Deniz ürünlerine bayılıyorum. Balık, ahtopot, midye, karides, yengeç bacağı... ne bulsam affetmiyorum derhal mideye... Hani derler ya "denizden babam çıksa yerim" aynen öyle.

Ve Kulüp sandwich...

Veeee kuzu kulağı, semiz otu, nane, kiraz domates, haşlanmış nohut ve süzme yoğurt ile özenle hazırlanmış Yoğurtlu Ege Salatası...

Farkındayım bu veeee... ler bitmeyecek!!

Ama kendini minnacık bir nane yaprağıyla süsleyen şu tiramisucuğun güzelliğine bir bakın Allah aşkına... Yakasına broş takmış zarif bir hanımefendi gibi görünmüyor mu? Edanı yerim ben senin:)

Tüm cenneti yedim gibi görünse de inanın yalnız değildim, Adem'de boş durmadı hani... Yalnız o cennette, "dana malyon"dan başka lezzet tanımadı. Hatta dönüşte yolda gördüğü süt danalara, "yerim sizin madolyonunuzu" diyerek sulandıysa da, o anda bostandaki danalar olayın vehametini kavrayamadıklarından olsa gerek bizi dikkate almadılar...

Akşam yemekleri içinse ana restoran haricinde 7 adet ala carte restoran seçeneği var. Bunlar; Ocak Başı (Şark-i) , Rus-Özbek-Tatar-Azeri-Meksika Mutfağı (Mutbak), Balık (Mezes), İtalyan (Salve), Lübnan Mutfağı (Secret), Teppanyaki & Sushi (Arrigato) ve Körler Restorant (Blind)

Balık (Mezes) ilk tercihimiz oldu tabii ki... Yunan usulü ahtopotu ilk kez burada tatdık.

Kalamar dolma da sık rastlanacak bir lezzet değil... Genelde kızartması yapılır. Hazır yeri gelmişken hemen küçük bir püf noktası vereyim. Kalamarları kızartmadan önce yarım saat süte yatırırsanız daha yumuşak ve lezzetli olur.

Ana yemek olarak da lağos buğulama.... Damaklara vals yaptıran tatlardı doğrusu. Bu gurmeler gerçekten son derece zevkli bir iş yapıyorlar. Özenmedim desem yalan olur.

Adem'in tatlı seçimi yanında bir top kaymaklı dondurma eşliğinde fıstıklı irmik helvası oldu.

Artık tombik bir Havva olan ben, sütlü tatlıya yöneldim mecburen. Yalnız dikkatinizi çekerim kazandibinin cazibesinin yanında kaymaklı dondurma bile erimiş... Ben naapiiim:)

Sürekli ye ye ye... nereye kadar? Bu gidişle dayanamayıp yasak elmayı da yerim ben!

Adam&Eve Hotel'deki tatil maceramız bu kadar değil tabii... Daha eğlence kısmı var. 60-70-80'ler partisi, uzay partisi, plaj partisi, konserler... Bir sonraki yazımda, "Adem ile Havva'ya devam..." başlığıyla anlatacağım hepsini.

25 yorum:

YASEMİN ASLIHAN BABALIK dedi ki...

qzoihgAman Allahım insanın kendine prenses falan gibi hissedeceği bir yer olmalı orası.biz de geçen yıl düşünmüştük ama 1 yaşında bebekle cesaret edememiştik.çok şık bir yermiş,eminim unutulmaz bir tatil olmuştur.

zarpandit_gokche dedi ki...

yahu burası gercekten cennetmiş uçan martım:)

maşşalh iyi dinlenmişsinizdir siz:)

pastalarıda fotografla luuuutfeeeennn :) gelip kontrol edecegim bak ona gore:)

Zehra dedi ki...

Merhaba Uçan Martı...Öncelikle Blog dünyasına hoşgeldin.Sayfanı bugün keşfettim.Otel'i çok güzel anlatmışsın ama beni bu otel hep ğrküttü nedense, biraz soğuk bir havası var sanki...yine de paylaştığın için teşekkürler...

Zehra

zeynep dedi ki...

harika bir yer...suan bende orda terasta uzaniyor olmak isterdim derken... iki kucuk cocukla harika olurdu heralde:)ama oteli cok guzel anlatmissiniz...keyifle okudum yazinizi.sitemi ziyaret ettiginiz icin, birde ustune ustluk yorum biraktiginiz icinde cok tesekkur ederim.
sevgilerimle

Αzαв-ı мυкα∂∂єѕ dedi ki...

Bu kadar mı cezbedici anlatılır bir tatil mekanı (: Bayıldım (:
Sanıyorum yalnızlık ve sessizlikten hoşlanaan insanlar için birebir bu yer ... Dikkat çekici ve akılda kalıcı ...
Hayırlı günler dilerim ...

Burçin'in Denemeleri dedi ki...

Bu çok eğlenceli yazıyı büyük bir keyifle okudum açıkçası. Özellikle tombik Havva ve yoldaki inekler kısmı çok hoştu, hala gülmekteyim :)

Ayrıca hep merak ettiğim bu oteli bu kadar detaylı anlatmanız ve görüntülemeniz harika !

Adsız dedi ki...

Merhabalar bendeniz ADEM (Tombik blogger Uçan Marti'nin Adem'i; Frenkler beni Adam olarak tanırlar...),
Tatil/otel hakikaten Havva :)'den'in anlattığı (ki noksanı var abartısı yok) gibi...
Ben de diğer aday Adem ve Adam babalara iki çift şey söylemek isterim doğrusu; otelde izlediğim tüm maçları kazandık. (En keyiflisi İsviçre maçıydı. Bir tribün mutsuz İsviçreliyi görmeliydiniz, hakemin bitiş düdüğüyle...)
Dakika 75, maç gidiyo...:( Ama cennettesiniz canım kardeşim... "Kazanıla" diyosunuz. O kadar!..
Nasıl attı o caanım golleri sanırsınız, bizim bıcır Arda, nöbetçi Semih ya da Turko Nihat..
Fakat son maçta (Almanya) benim hatam oldu; zira tatil bitmiş evimize dönmüştük. Araf'ta elimden bu kadarı geldi. Napalım benden bu kadar, biraz da diğer Ademler işe koyulsun.
Sevgili :)'den, harika anlatmışsın... Fotolar da öyle... Servisten önce 5 dakika süren ve bana 5 saat gibi gelen foto/duraklamalara değmiş doğrusu...
Yemekler mi?
Tabii ki madalyon: DANA MADALYON...

MEHTAP dedi ki...

Gülden'ciğim blogun harika; titiz ve tam seni ifade eden naif bir çalışma olmuş, yorumcuların katkısını da gözden kaçırmamak gerek tabii:)
Eline sağlık, içim ferahladı!
MEHTAP

Berna dedi ki...

Blogunuzu nette arama yaparken tesadüfen buldum. Fotoğraflar dikkatimi çekti, okumaya başladım. Derken blogunuzdaki tüm yazıları keyifle okudum. Bilmediğim ne çok şey varmış! Üslubunuz akıcı, espirili, naif, duygusal, zekice...
Adem ile Havva yazısını okurken kafamdaki tüm sorunlar uçup gitti.
Sizinle güneşlendim, havuza girdim, koca tabaklardaki o lezzetli yemekleri tıka basa yedim:)
Devamını heyecanla bekliyorum...

Adsız dedi ki...

Hakkaten cennete gitmişsiniz uçan martı...
:)den, isminizde kullandığınız gülen yüz ikonu boşa değilmiş meğer. Bu nasıl komik bir anlatım böyle. Kahkahalarla okudum.

:)den dedi ki...

Sevgili Yasemin, güzel bir tatildi doğrusu. İş stresinden uzaklaştık. Bebekle gelenler vardı. Bir fırsatını bulursanız mutlaka burayı görün derim.
Sevgili Gökçe, pastaları biraz ihmal etmişim haklısın.
Hoşbulduk sevgili Zehra,Adem&Eve bugüne kadar gördüğümüz tüm otellerden farklı olduğundan ilk başta yadırgamış olabilirsin.
Sevgili Zeynep, çocukların yaşı uygunsa çocuk kulübüne gönderebilirsin onları. Çok eğleneceklerinden eminim. Kurabiye yapımı felan öğretiyorlar...
Sevgili Azab-ı Mukaddes,cennetin eğlenceden hoşlananlar için de birebir olduğunu yazının henüz yayınlamadığım devam bölümlerinde göreceksin:)
Sevgili Burçin, yüzünde gülümsemeye hatta kahkahaya neden olabildiysem ne mutlu bana:)
Mehtapcığım, nazik yorumun beni çok mutlu etti. Teşekkür ederim.
Sevgili Berna ve İsimsiz, sizlere de teşekkürler... İçten paylaşımlarınız için kucak dolusu sevgiler...
Veee son olarak Ademim, hep futbol hep futbol, lütfen biraz mola ver! Maçları kaçırmıyorsun tamam, gollerin özet görüntüleri tamam, maç sonrası yorumlar hadi ona da tamam. Ama 1 hafta boyunca 2 golün yorumu Şansal'ın dan Hıncal'ına pür dikkat izlenmez ki:))

düş bahçesi (düşler mutfağı) dedi ki...

Çok güzel hatta güzel ötesi, söyleyecek söz bulamıyorum o kadar güzel ki...

tatilin harika geçmiş görünüyor, ne güzel bende bende:)

Bu arada aramıa hoşgeldin uçan martı, bloğun hayırlı olsun...

Sevgiyle kal,

Işıl dedi ki...

Ne güzel bir tatil yazısı böyle. İş yerinden firar edecektim az kalsın:) Çalış, çalış nereya kadar dimi ama...
Sevgilimle cennete gitmeye karar verdik sayenizde. Eylül başında Adam&Eve'deyiz. Yuuppiii...
Yazının devamını heyecanla bekliyooooruuuuzzz...

Murat dedi ki...

Pepino hakkında araştırma yaparken blogunuzdaki 'Ve huzurlarınızda pepino' başlıklı yazıyı buldum tesadüfen. Amacım pepino fideleri getirtmekti aslında.
Pepino, doğum günü, İstanbul, trenler, su gibi derken blogunuzdaki yazıların hepsini okudum. Güzel bir ruh var arka planda ve pırıl pırıl bir zeka. Sonsuz saygılar...

Tijen dedi ki...

Tanıştığımıza sevindim. Her zaman haberleşmek dileğiyle.

Aybike Ceylan dedi ki...

Ne guzel yerlermis ve ne guzel fotograflar...
Sevgi ve selamlar.

bocuruk dedi ki...

Dün başlamıştım blogunu okumaya bugün tamamladım. Okuduğum hemen hemen her bölüme yorum bıraktım ama eşinin doğumgünü + evlilik yıldönümü postuna özellikle yorum bırakmadım. Çünkü eşinin bıraktığı yorum o kadar güzeldi ki:) Burdan eşine ve sana birlikte uzun ve mutlu bir ömür diliyorum. Adam ve Eve oteli ilgimi çeken bir oteldi. Sayende gitmiş kadar oldum. İyi ki paylaşmışsın bizlerle. Devamını heyecanla bekliyorum.
Sevgilerimle...

:)den dedi ki...

Tijen Hanım, dileğinize içtenlikle katılıyorum.
Sevgili Aybike Ceylan nazik yorumunuz için çok teşekkürler...
Sevgili Bocuruk,bloguma vakit ayırdığın ve değerli yorumlarını paylaştığın için çok çok teşekkürler...
Yüreği sevgiyle dolup taşan, özel insanlarla buluşmak ne kadar güzelmiş.

Adsız dedi ki...

Henüz tatil rehavetinin içinden çıkamamışken, iş yerinde duvarlar üstüme yürürken iyi bir mola oldu Adem ile Havva.
Devamını da mutlaka yazın. En çok partilerini merak ediyorum. Geçen yıl oraya giden arkadaşım anlata anlata bitiremedi de!

Çıray_Duman dedi ki...

Sewgülü :)den,
Cenneti cennet, Cehennemi cehennem gibi annatan blog*çum benim:D
Senin bu yazını okuduktan sonra kendimi 'Adem ile Havva'ya gitmiş,görmüş,havuzunda yüzmüş,yatağında yatmış,yemeğini yemiş ve evime dönüş hazırlığına başlamış gibi hissettim... Böyle güzel bir anıyı bizimle paylaştığın için sana SONSUUUUZ teşekkürler...Bir soraki tatil anınıda sabırsızlıqla bekliorum...
Firmamız bir soraki tatiliniz için iyi yolculuklar ve eğlenceler diler...

Neşeli Sesler dedi ki...

Muhteşem bir otel burası:) Bayıldım....
Ziyarteiniz ve güzel yorumunuz için ayrıca teşekkürler

Adsız dedi ki...

selamlar
ben yazınıza adem ile havva ile lgili bilgi toplarken rastladım.Bizim 15 aylık bir bebegimiz var,acaba onunla gitsek rahat edermiyiz,bebek sandalyeleri varmı,bebk icin yemek durumu nasıl.Odalrda plastik kokusu var diye bir seyler okumustum dogrumu?
bilgi verişrseniz hemen sevinirim,bu ogleden sonra yer ayırtacagım

:)den dedi ki...

Merhaba,
Adam&Eve'ye bebeğinizle birlikte gidebilirsiniz. Bebek sandalyeleri mevcut. Yemekler de son derece hijyenik ve zengin. Otel çalışanları her konuda çok yardımcı oluyorlar. Plastik kokusuna gelince, odaların ve koridorun zemininde kullanılan malzeme plastik karışımlı. Ağustos sıcağında bu malzeme koku yapabilir. Yalnız odaların son derece konforlu ve temiz olduğunun da altını çizmek isterim.
Minimalist çizgilerden hoşlanıyorsanız kesinlikle tam size göre bir otel diyebilirim.
İyi bir tatil geçirmeniz dileğiyle...
Not:Merak ettiğiniz başka şeyler olursa, memnuniyetle yanıtlamaya çalışırım.

bahar dedi ki...

gerçekten hayran kaldım tatiiiiiiiiiiiiil istiyorum fiatlar nasıl sizce otelmi daha uygun fiat veriyo yoksa tur şirketimi bana en uygun yolunu gösterirseniz gerçekten çok sevinirim uçan martı en iyisini bilir:)) şimdiden teşekkürler..

:)den dedi ki...

Bahar Hanım merhaba,
Yorumunuza geç cevap verdiğim için özürdilerim öncelikle.
Oteller kapı fiyatı verir yani yüksektir. Otelin anlaşmalı olduğu acentalardan daha uygun fiyat alırsınız. Erken rezervasyon dönemi avantajlarını kullanırsanız ekonomik olur. Fiyatlar; yüksek sezona oranla (temmuz-ağustos) Mayıs ve Haziran döneminde daha düşüktür.
Size önereceğim ve memnun kalacağınızı düşündüğüm başka oteller de var. Dilerseniz onların isimlerini de verebilirim.
İyi tatiller...