Deniz kenarında oturuyorum. Köpük köpük sahile vuran dalgalar, iyot kokusu ve deli deli esen rüzgarla birlikte uçuşan saçlarımla "içime" bakıyorum.Meditasyon hali...
Denizden üstüme sıçrayan bir damlayla su olup o engin denize karışıyorum. Sadece suyum şimdi. Yolumu akarak buluyorum aramadan... Özümdeki akışkanlıkla akıyorum. Kah duruyor, kah birikiyor, kah dalgalara karışıyorum.
Dalga iken sahile akıyorum. Sahile çarpma korkusu diye birşey bilmiyorum. Bilmeden, planlamadan, ritmimi kontrol etmeden gidip dönüyorum. Herşeyin içinden akacağımı, akarken herşey olacağımı biliyorum. Özümü sorgulamıyorum. Ritmimde beyaz köpükler olmak varsa oluyor, bir an sonra akışa geçiyorum. Sahili, kayaları, taşları ve kum taneciklerini önüme engel olarak görmüyorum. Onların üstünden akıyorum. Onlara sevgiyle akıyorum....
Taşların, kayaların arasından tutunmadan akıyorum. Sonsuz bir kabul, teslimiyet, doğal bir biliş ve huzur hali...
Tek bildiğim su olmak. Ha damla, ha dalga, ha birikinti, ha taşan, ha köpük, ha duran, ha devinen... Hepsi benim. Hepsi çok güzel. Hepsi aynı şekilde kabulüm. Dalga iken, neden birikintiyim demiyorum. Evrenin uyumuna uyumluyum.
Anlıyorum ki insana özgü birşey ayırt etmek! Dualiteyi yaratmak. Dingin iken "iyi", dalgalı iken "kötü" demek. Duruyken "güzel", bulanıkken "çirkin" demek. Su, hep aynı su. Dalgalıyken de dinginken de...
Su gibi ayırt etmeden ak. Kayanın, taşın, kumun; üstünden, içinden, altından, yanından çoşkuyla ve kabul ederek ak. Taşa öfkelenme neden yolumu kestin, önüme çıktın diye. Kızma kayaya ayağını çarpıp incittin diye. Taş da kaya da yalnızca kabulle durur. Su gibi aktığında özünün farkına varacaksın, teslimiyeti içselleştireceksin. İşin özünün teslimiyetten geçtiğini öğrenince/bilince kıyıdaki damlada enginliği göreceksin.
Hayatın seni sıkıştırdığı her yerde, kendini sonsuzluğun sularına bırak. Yüzmene gerek yok. İzin verirsen su seni kaldırır. Hayata güven. Kendini teslim edersen, akış tüm girdapların içinden seni kendi cennetine taşır.
Doğa bize teslimiyetin ne demek olduğunu anlatıyor. Doğayı, hayvanları kendimizden farklı zannediyoruz. Halbuki herkesin içindeki Allah bir. Taşın da yosunun da, karıncanın da, tohumun da... Yaratılışta herkes ve herşey bir!
Ruhunuzun sesini açın, sevgiyle kalın...
10 yorum:
Tanrı'nın bir parçası olan bizler şuur durumumuzla "bölünmüş- parçalanmış" bir hali sergileriz. Buna "Holotropik şuur halleri" denir. Ama bütünlüğe giden yolumuzdaki sergilediğimiz halleri "dünya lisanı" ile anlatmanın en güzel yolunu evrensel kardeş :)den yapmış.
Su; yağmur, kar olur yağar.Dere olur göl olur... Çok yağarsa taşar. Ama okyanus taşmaz. Her şey bu bütünlüğün içindedir. Bize meditasyon yollarından birini anlatarak, evrende yol gösterdiğin için seni "bütünlükteki öz" olarak görüyorum sevgili :)den.
Bu ifade "seviyorum, saygı duyuyorum" vs... gibi sözcüklerin üzerindedir. Sakın kimseler kıskanmasın (zaten bu yazıyı okuyanların böyle sorunu olmaz!)
:)den bu halini yaşantısıyla hak etmiştir, çünkü O'nu tanıyorum.
YOLCU
hayırlı kandiller..(regaib)
bu kandili anlayıp yasamak dualarla gecirmek nasip etsin rabbim inşallah:)
Ruhumun sesini açmaya çalışıyorum ve bu çabamda, bana desteğinizi hissediyorum,sevgiyle kabul ediyorum. Teşekkürler :)den,teşekkürler yolcu...
Ayışığı
Ne güzel anlatmışsınız... Yazıyı okuyunca gözümü kapatıp deniz kenarında hayal ettim kendimi. Aynı adımlarla su damlası oldum, köpürdüm, taşdım, dinginleştim... en çok da huzur buldum. Ruhum dinlendi sanki. Teşekkürler...
Sibel
Yazlığa gidiyorum yakında. Denizi uzun uzun seyredeceğim ama tek bir farkla "farkındalıkla"...
Su gibi bir yazı olmuş gerçekten. Ruhuma aktı sözcükleriniz.
Mavi Deniz'den sevgiler...
selam :)den
ben de sana teşekküre geldim,blogumu ziyaret edip beğendiğini yazmışsın.ben de senin yazılarını beğendim.açıkcası bütün gün yemek blogları izlemekten sıkılıyorum arada seninki gibi farklı şeylerden hayattan da bahseden bloglara bakıyorum.iyi oldu beni bulduğun.ekledim seni listeme izninle,sen de beni eklersen sevinirim.
sevgiyle kal
Yolumu akarak buluyorum aramadan..Dalga iken, neden birikintiyim demiyorum..Anlıyorum ki insana özgü birşey ayırt etmek! ayırt etmeden ak
hangi birini yazayım bilemedim.Yazınız çok güzel olmuş.okurken su damlası oldum sanki...
umarım bunlar uzun süre aklımdan çıkmaz.
su gibi akmak gerçekten güzel, ancak teslimiyet kısmı bna göre değil. İnasan olmanın bir yanı da mücadele sanırım. yani önüne çıkan taşla, dalgayla, bulanıklıkla mücadele... Teslim olmak yaşamıon sonu gibi geliyor. Ancak bir süreliğine ruhun arınması için ya da kısa süreli dinlenme için gerekebilir. İlginç bir yazı olmuş, elin sağlı arkadaşım.
Çok güzel huzur veren bir yazı olmuş.
Ellerine sağlık
Sevgiler...
Kendimi buldum bu yazıda...
TüTü
Yorum Gönder